<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>blog: cerevs</title>
    <link>http://www.sosyomat.com/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>blog: cerevs</description>
    <item>
      <title>Kafam G&#252;zelken</title>
      <description>&#199;ok ge&#231; farkettim ki,sarho&#351;luk(her ne ile olunmu&#351; olursa olsun) k&#246;t&#252; &#351;eylere neden oluyor.

Hat&#305;rlanmayan aramalar,sa&#231;masapan mesajlar,ilan-&#305; a&#351;klar,aldatmalar,ayr&#305;l&#305;klar,i&#351;e ge&#231; kalma,hep uyuma,kusma,a&#287;lama...

hepimizin ba&#351;&#305;na en az biri gelmi&#351;tir mutlaka.Yine ne kullan&#305;ld&#305;&#287;&#305;ndan ba&#287;&#305;ms&#305;z olarak ve genelleyerek sarho&#351;luktan bahsetmek daha do&#287;ru olacak diye d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum...

1)&#214;nce ta&#351;&#305;nd&#305;&#287;&#305;m i&#231;in s&#305;nav giri&#351; il ve il&#231;emi de&#287;i&#351;tiriyordum.Taksim'de oturmama ra&#287;men &#220;mraniye'yi se&#231;tim ve hala o saatte nas&#305;l gidece&#287;imi bilmiyorum...

2)Birden bilet al&#305;p eski&#351;ehire gittim,Alfie'ye yeterli mama koymad&#305;&#287;&#305;m i&#231;in  2 g&#252;nde d&#246;nd&#252;m...

3)Yata&#287;&#305;mda otururken kusmaya gitmeliyim dedim,pardon gitmel&#252;y&#246;&#287;arkk.

4)kafam bu kadar g&#252;zel olmamal&#305;,bor&#231;lar,kira,faturalar,insan ili&#351;kilerim filan dedim,sonra &#231;ok &#252;z&#252;ld&#252;&#287;&#252;m&#252; farkedince bir dahaki sahnede yine...(do&#287;ru cevap)

5)eski&#351;ehir'den arkada&#351;lar&#305;m beni g&#246;rmeye geldi,nevizade'ye gideceklerdi.benim de internette i&#351;im vard&#305;.eve geldim,uyumu&#351;um.eski&#351;ehir'den gelen arkada&#351;lar&#305;m&#305; taksim'in ortas&#305;nda b&#305;rak&#305;p uyudum.(kalacak ba&#351;ka yerleri yoktu)

6)en yak&#305;n dostum "g&#246;steripeygamberi"ne eski&#351;ehire gelece&#287;imi s&#246;ylemedi&#287;imden adalarda pi&#351;ti olup sanki g&#246;r&#252;&#351;mek istemiyormu&#351; izlenimi verdim,pi&#351;man&#305;m...

7)finallerime girmedim.

8)finallerime ge&#231;en y&#305;l kafam g&#252;zelken girip her dersten ge&#231;tim.(son kez bi dersten ge&#231;tim)

9)&#231;ok az arkada&#351;l&#305;k ili&#351;kisi kurabiliyorum diye oturdum &#252;z&#252;ld&#252;m,varolan&#305; da mahvediyorum dedim,3 g&#252;n sonra ay&#305;ld&#305;m.

10)takvime bak&#305;p 1 ayd&#305;r &#231;al&#305;&#351;mad&#305;&#287;&#305;n&#305; farkettim.
ve bi de galiba her&#351;eyi t&#252;kettim...
</description>
      <pubDate>Thu, 04 Sep 2008 04:44:57 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1985376-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1985376</link>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Sap&#305;&#287;&#305;n Takvimi</title>
      <description>
Tamamen ger&#231;ektir:


1 a&#287;ustos:katolik okulunu yak
7 a&#287;ustos:bir magazin dergisi al ve i&#231;indek t&#252;m y&#252;zleri kes
11 a&#287;ustos:parkta te&#351;hircili&#287;e &#231;&#305;k
2 eyl&#252;l:anneni ara ve onu a&#287;lat,baban&#305; &#246;ld&#252;rmekle tehdit et
5 eyl&#252;l:b&#252;t&#252;n g&#252;n masturbasyon yap
6 eyl&#252;l:kendinden nefret et ve intihara kalk&#305;&#351;
7 eyl&#252;l:g&#246;zlerini duvara dik ve nefes al&#305;&#351;&#305;n&#305; durdurmaya &#231;al&#305;&#351;
20 eyl&#252;l:g&#246;zetim memuru ile randevu-onu &#246;ld&#252;r
24 eyl&#252;l:tecav&#252;z haftas&#305;-fahi&#351;eye tecav&#252;z et
9 kas&#305;m:hapiste sadist gardiyanlar&#305;n tecav&#252;z&#252;ne u&#287;ra
24 aral&#305;k:hapisten ka&#231; ve eski kar&#305;na tecav&#252;z et
25 aral&#305;k:filipinli bi o&#287;lana tecav&#252;z et
26 aral&#305;k:... ve yedinci g&#252;nde dinlendi
5 ocak:&#231;ama&#351;&#305;rhanede ter&#246;r estir
14 ocak:bakire kan&#305; i&#231;...



...(yorumsuz)...
</description>
      <pubDate>Wed, 03 Sep 2008 06:54:46 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1979721-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1979721</link>
    </item>
    <item>
      <title>Birer Yitik Sava&#351;&#231;&#305;</title>
      <description>eski foto&#287;raflarda kald&#305; g&#252;l&#252;msemen,
o tertemiz y&#252;z&#252;n.
eski foto&#287;raflarda kalm&#305;&#351;&#305;z biz,
eskimi&#351;iz...

oysa ki sen yenilenmi&#351;tin bende,
ben zaten b&#252;y&#252;lenmi&#351;...

&#246;n&#252;nde bira &#351;i&#351;eleri yine,
topuz yapm&#305;&#351;s&#305;n,
g&#252;l&#252;yorsun...

ben o an&#305; akl&#305;ma kaz&#305;m&#305;&#351;&#305;m.
sana bak&#305;yorum.
o anda basm&#305;&#351; deklan&#351;&#246;re,
yine eskide kalm&#305;&#351; biri...


gen&#231; ama bir o kadar yorgun g&#246;zlerinden,
terkedi&#351;ler okunuyor...

her yolculu&#287;umda,
sana m&#305; geliyorum
senden mi gidiyorum bilinmez...

&#351;imdi hangi &#351;ehir benli&#287;ini buluyor senle,
bilinmez...

kollar&#305;n&#305; iki yana a&#231;&#305;p,
kime s&#305;ms&#305;k&#305; sar&#305;l&#305;rs&#305;n bilinmez...

zaten ne &#246;nemi var ki,
ayn&#305; y&#246;ne akamad&#305;k&#231;a

yarim...

31.08.2008 Pazar 05:42
Tepeba&#351;&#305;</description>
      <pubDate>Sun, 31 Aug 2008 02:43:46 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1965208-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1965208</link>
    </item>
    <item>
      <title>Ge&#231;mi&#351;e D&#246;n&#252;&#351;</title>
      <description>120 g&#252;nde sadece 20 g&#252;n "gezmek,hava almak ve biraz sosyalle&#351;mek i&#231;in" evden &#231;&#305;kt&#305;m.

120 g&#252;nde toplam 23 g&#252;n "sadece" bakkala gitmek i&#231;in evden &#231;&#305;kt&#305;m.

120 g&#252;nde 20 g&#252;n &#231;al&#305;&#351;mak i&#231;in evden &#231;&#305;kt&#305;m.

Bu 20 g&#252;n&#252;n 16's&#305;nda i&#351; i&#231;in Ankara,Bursa,Yalova ve Trabzon'a gittim,ama kesmedi.

120 g&#252;nde sadece 7 g&#252;n ailemi ve birka&#231; arkada&#351;&#305; g&#246;rmek i&#231;in Eski&#351;ehir'e gittim.

120 g&#252;n&#252;n toplam 50 g&#252;n&#252;n&#252; evden hi&#231; &#231;&#305;kmadan ge&#231;irdim.


Tam&#305; tam&#305;na 50 g&#252;n...Film ve dizi izlenen,birka&#231; kitap okunan,bolca sigara,&#231;ay ve kahve t&#252;ketilen,biraz internete girilip oyun oynanan,&#231;o&#287;u kedimle veya yaln&#305;z ge&#231;en koca 50 g&#252;n.En az 500 saati uyuyarak ge&#231;mi&#351; tam 1200 saat...

Bo&#351;a m&#305; ge&#231;ti?Hay&#305;r.Belki de gerekiyordu.Ama &#351;imdi soka&#287;a &#231;&#305;kt&#305;&#287;&#305;mda eskisinden daha &#231;ok eve d&#246;nmek istiyorum.Bir semt &#246;teye gidip 2 saat ge&#231;irsem hemen eve d&#246;nmek istiyorum.&#304;&#231;kiden zevk alm&#305;yorum.Bara gitmekten de &#246;yle.Bir kafede oturmak da &#231;ok s&#305;k&#305;c&#305;.&#199;al&#305;&#351;mak gerek belki delice ama mutsuz edecek i&#351;ler var sadece...

Asosyal,Anti Sosyal,Sosyal Fobik...Ad&#305;na ne denir bilmiyorum.Bazen evde ger&#231;ekten s&#305;k&#305;ld&#305;&#287;&#305;m&#305; hissetsem de &#231;&#305;kam&#305;yorum.Yine elimde kumanda Cnbc-e'de buluyorum kendimi,ya da bilgisayar&#305;n ba&#351;&#305;nda...

&#304;nsan kendi ile &#231;ok fazla ge&#231;irince kendine d&#246;n&#252;yor,bazen &#231;ocuklu&#287;una...Haf&#305;zadan silinmeye y&#252;z tutmu&#351; an&#305;lara...Ben bunu unutmu&#351;tum deyip &#351;a&#351;&#305;r&#305;yor.&#304;&#231; d&#252;nyas&#305;na,hayal g&#252;c&#252;ne kavu&#351;uyor."Me&#287;er ne &#231;ok &#351;ey ya&#351;am&#305;&#351;&#305;m,&#351;imdi hayal gibi geliyor,ne &#231;ok arkada&#351;&#305;m varm&#305;&#351;" diyor.Ge&#231;mi&#351;indeki ufak ayr&#305;nt&#305;lar&#305;,tatlar&#305; hatta kokular&#305; tekrar al&#305;veriyor.Uzun zamand&#305;r d&#252;&#351;&#252;nmediklerini d&#252;&#351;&#252;n&#252;p hayaller kuruyor.Bir s&#252;r&#252; film senaryosu fikri &#231;&#305;k&#305;yor.Bir s&#252;r&#252; &#252;topya kuruveriyor.Ama d&#305;&#351; d&#252;nyadan gitgide uzakla&#351;&#305;yor.&#304;nsanlardan,ili&#351;kilerden...

D&#305;&#351;ar&#305; m&#305; &#231;&#305;kmam gerekiyor bilmiyorum.

Hala oturuyorum.


san&#305;r&#305;m b&#246;yle mutluyum...</description>
      <pubDate>Wed, 27 Aug 2008 03:53:09 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1946154-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1946154</link>
    </item>
    <item>
      <title>&#304;nsanl&#305;k &#214;ld&#252; m&#252;?</title>
      <description>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1900843

Yukar&#305;daki(baz&#305; a&#231;&#305;lardan bak&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda a&#351;a&#287;&#305;daki) yaz&#305;da Alfie'nin ba&#351;&#305;na gelenlerden bahsetmi&#351;tim.Bika&#231; ayr&#305;nt&#305;y&#305; atlam&#305;&#351;&#305;m.

&#304;nsanl&#305;k &#246;ld&#252; dedirtenler;



1)Siz ey Cihangir mahallesinin orospu k&#305;l&#305;kl&#305;,koko&#351;,s&#246;zde hayvansever gergedanlar&#305;;

"Bu saatte a&#231;&#305;k veteriner bilen var m&#305;?" diye Cihangirin 4 farkl&#305; yerinde,gecede milyarlar b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;n&#305;z barlar&#305;n &#246;n&#252;nde b&#246;&#287;&#252;rd&#252;&#287;&#252;mde bana al&#305;k al&#305;k ve anlam veremeyen bak&#305;&#351;larla bakt&#305;&#287;&#305;n&#305;z i&#231;in eskisinden daha &#231;ok nefret ediyorum sizden.

2)Yine ayn&#305; insanl&#305;ktan nasip almam&#305;&#351; kokonalar;

Hepinizin (ama hepinizin) alt&#305;nda araba olmas&#305;na ra&#287;men bir ki&#351;i can &#231;eki&#351;en bir kediyi veterinere g&#246;t&#252;rmeye yard&#305;mc&#305; olmad&#305;ysa yar&#305;ndan tezi yok b&#305;rak&#305;n b&#252;t&#252;n evcil hayvanla&#305;n&#305;z&#305; soka&#287;a,sevmiyorsunuz siz onlar&#305;,g&#246;steri&#351; i&#231;in sizle ya&#351;amaya mahkum b&#305;rak&#305;yorsunuz...
 
3)Ey bana zehirli ve bayat damlay&#305; satan parag&#246;z petshop.Seni &#246;ld&#252;rmeye &#252;&#351;enmesem,seni &#246;ld&#252;r&#252;rd&#252;m.

4)Ey bizi k&#305;sa mesafe g&#246;t&#252;rmeyen,kedi arabay&#305; pisletir mi diye bakan,bi kediye neden bu kadar &#246;nem verildi&#287;ini anlamayan,bizi yeti&#351;tirmeye &#231;al&#305;&#351;mayan 3 taksi &#351;of&#246;r&#252; abicim;
Eyvallah tabi ekmek paras&#305; filan ama,b&#246;yle insanl&#305;ktan &#231;&#305;kacaksan&#305;z da yemeyin o ekme&#287;i,bo&#287;az&#305;n&#305;za dursun...

5)Ey veterinerin paras&#305;n&#305; &#246;demek i&#231;in bor&#231; istedi&#287;im ama oldu&#287;u halde param yok diyen arkada&#351;lar&#305;m;
Size komple eyvallah zaten....

&#304;nsanl&#305;k &#246;lmedi dedirtenler;

1)Biz cihangirin g&#246;be&#287;inde &#231;&#305;rp&#305;n&#305;r ba&#287;&#305;r&#305;rken vakit kaybetmeden internetten a&#231;&#305;k veterinerin adresine bak&#305;p bize s&#246;yleyerek belki o&#287;lumun hayat&#305;n&#305; kurtaran abla;

Bize umut oldun.

2)2. bindi&#287;im taksinin &#351;of&#246;r&#252; abi.Alfie'ye bak&#305;p bak&#305;p "off,yaz&#305;k &#231;ocu&#287;a diyen",taksiye ambulans muamelesi yap&#305;p yollar&#305; a&#231;t&#305;ran,bizi 4 dakikada 30 km. yol g&#246;t&#252;ren,taksi paras&#305;n&#305;n yar&#305;s&#305;n&#305; almayan,&#252;st&#252;ne i&#351;ini b&#305;rak&#305;p Acil'de bizle 2 saat bekleyen,1 g&#252;n sonra aray&#305;p durumnu soran sen olmasan "biz" &#246;lm&#252;&#351;t&#252;k.

3)Yar&#305;n belki 1 y&#305;l &#246;deyemeyece&#287;im bir senete imza atmam&#305; isteyecek olan "X" klinik doktorlar&#305;;

her ne kadar Tarabya koko&#351;lar&#305;ndan paras&#305;z insanlara i&#287;ren&#231; bir y&#252;z ifadesiyle baksan&#305;z da Alfie'ye bakt&#305;n&#305;z ,ilgilendiniz,tehlike ge&#231;mese de onu kurtard&#305;n&#305;z.

Siz de sa&#287;olun...

4)Yine bor&#231; istedi&#287;im,en zor zaman&#305;mda deste&#287;ini talep etti&#287;im,hep ger&#231;ekten dostum olduklar&#305;na emin oldu&#287;um insanlar;

Hepinize bin kat daha fazla sayg&#305; duydum,te&#351;ekk&#252;rler...


Not:Ak&#351;am sular&#305;nda Alfie'yi ziyaret ettim.&#231;ok bitkindi ama inlemiyordu.a&#287;l&#305;yordu ama bana sar&#305;lmaya &#231;al&#305;&#351;t&#305;.&#304;n&#351;allah yar&#305;n evdesin o&#287;lum,evindesin...</description>
      <pubDate>Fri, 15 Aug 2008 20:17:15 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1901568-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1901568</link>
    </item>
    <item>
      <title>Hayat&#305;m&#305;n En K&#246;t&#252; Gecesi</title>
      <description>D&#252;n gece en yak&#305;n dostum,benden ayr&#305; uyuyamayan,her yemek veri&#351;imde te&#351;ekk&#252;r eden,80 g&#252;nd&#252;r ayr&#305; uyumad&#305;&#287;&#305;m kedim Alfie zehirlendi.

Pet shoptan ald&#305;&#287;&#305;m pire damlas&#305; t&#252;ylerine yay&#305;l&#305;nca o da yalam&#305;&#351; san&#305;r&#305;m.Ak&#351;am eve geldi&#287;imde nefes alamayan g&#246;zleri mosmor,yalpalayan,&#231;&#305;rp&#305;nan,beni korkutan sesler &#231;&#305;karan bi haldeydi.O benim &#231;ocu&#287;um,o&#287;lum,arkada&#351;&#305;m.En derin uykusundan ben oda de&#287;i&#351;tirince kalk&#305;p pe&#351;imden gelen,patisiyle bana sar&#305;l&#305;p televizyon seyreden;"sevgiliye ihtiya&#231; yok,d&#305;&#351;ar&#305; &#231;&#305;kmaya gerek yok" dedirten 5 ayl&#305;k yavrum boktan bir sebeple &#246;l&#252;yordu.Kusmu&#351;,korkmu&#351; yavrumu havluya sard&#305;m &#231;&#305;kard&#305;m.taksiye bindik ama "hayvan sevicili&#287;iyle" &#252;nl&#252; koca cihangirde taksimde be&#351;ikta&#351;ta ortak&#246;yde mecidiyek&#246;yde gecenin ikisinde a&#231;&#305;k veteriner yoktu.iki saat ge&#231;ti ve art&#305;k takside &#246;lecek diye bekliyordum.Sonra "Tarabya"da bir yer oldu&#287;unu &#246;&#287;rendik,g&#246;t&#252;rd&#252;k.&#304;ki g&#252;nd&#252;r orada.Serum,i&#287;ne,ins&#252;lin, her&#351;eyi verdiler.Oksijenle biraz kendine geldi.&#350;imdi 18 saat oldu hala orada.Yar&#305;n &#231;&#305;kacak ve umar&#305;m iyile&#351;ecek.Tabi bu arada bir insana mikrocerrahi ameliyat&#305; yapt&#305;rsan vermeyece&#287;in(vermedi&#287;im) paray&#305; istiyorlar.Umar&#305;m senetle filan rehin b&#305;rakmak zorunda kalmam&#305; engelleyece&#287;im.

Hayat&#305;m&#305;n en k&#246;t&#252; gecesiydi &#231;&#252;nk&#252; elimde bir can gidiyordu.hayat&#305;mdaki en de&#287;erli &#351;ey.hem de k&#252;&#231;&#252;c&#252;k,masum bir kedi.Hi&#231; bu kadar adrenalin salg&#305;lamad&#305;m san&#305;r&#305;m,hi&#231; bu kadar ter...

Belki bir hayvanla bu kadar yak&#305;n olmayan-olamayan anlayamaz ama odam&#305;n kap&#305;s&#305;n&#305; "a&#231;arak" giri&#351;ini &#246;zledi&#287;im kedim &#246;lseydi kendimi vuracakt&#305;m.hem de hemen,orada...

Tek d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;m buydu...

Ya&#351;ayamazd&#305;m...

Seni &#231;ok &#246;zledim Alfie,&#351;imdiden...hadi yar&#305;n gel de sar&#305;l&#305;p uyu babanla hem ton bal&#305;&#287;&#305; ald&#305;m,sonra da &#231;ay bah&#231;esine gideriz...</description>
      <pubDate>Fri, 15 Aug 2008 17:14:56 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1900843-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1900843</link>
    </item>
    <item>
      <title>Yaln&#305;zl&#305;k</title>
      <description>Kimi zaman bir paket sigara e&#351;lik eder yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305;na

Kimi zaman ucuz bir &#351;arap yahut bir kedi...

Mecburi iyimserlikler bulunur etraf&#305;m&#305;zda.

"Takma!" der."Bo&#351;ver!"

Sense oturmu&#351; yata&#287;&#305;na,
bir g&#252;n&#252;n daha devrilmesini beklersin...

Etraf&#305;na bakar,mutluluklar g&#246;r&#252;rs&#252;n.

Ama &#231;o&#287;unlukla senin gibi yanl&#305;zl&#305;klar...

El uzatmazs&#305;n hi&#231;,kabu&#287;unda mutlusun...

&#214;yle kal madem,g&#252;zelli&#287;in bozulmas&#305;n...

Lakin onca yanl&#305;z y&#252;z aras&#305;nda

Bu sessizlik hepimizi ac&#305;tmaz m&#305;?

</description>
      <pubDate>Fri, 04 Jul 2008 15:35:36 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1703365-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1703365</link>
    </item>
    <item>
      <title>Teori ve Bilimsel Ger&#231;eklik</title>
      <description>            Bilim camias&#305;n&#305;n farkl&#305; dallar&#305;ndaki bilimcilerin b&#252;y&#252;k b&#246;l&#252;m&#252; evrimin do&#287;ay&#305;, d&#252;nyay&#305; ve k&#226;inat&#305; a&#231;&#305;klamada en g&#252;venilir kaynak veya y&#246;ntem oldu&#287;u konusunda birle&#351;ir. Seksenlerde ABD&#8217;li bilim adamlar&#305; aras&#305;nda yap&#305;lan &#231;ok geni&#351; kapsaml&#305; bir ara&#351;t&#305;rma, do&#287;a bilimleri alan&#305;nda uzmanla&#351;m&#305;&#351; 500,000 bilim adam&#305;n&#305;n %99,85&#8217;lik b&#246;l&#252;m&#252;n&#252;n evrim kuram&#305;n&#305; destekledi&#287;ini ortaya koymu&#351;tur. O y&#305;llardan bug&#252;ne, pek &#231;ok kez g&#252;venilir bilim &#231;evrelerince evrimin &#8220;bilimsel&#8221; oldu&#287;u a&#231;&#305;klanm&#305;&#351; ve bilindi&#287;i &#252;zere &#231;o&#287;u yerde bu u&#287;urda &#231;etin m&#252;cadeleler verilmesi gerekmi&#351;tir. Son y&#305;llarda yap&#305;lan ara&#351;t&#305;rmalar da bilim &#231;evresinin, &#8220;%75&#8217;i do&#287;a bilimleri veya biyoloji d&#305;&#351;&#305;nda uzmanla&#351;m&#305;&#351;&#8221;, yaln&#305;z %0,158&#8217;lik b&#246;l&#252;m&#252;n&#252;n evrimi reddetti&#287;ini g&#246;stermi&#351;tir.

	&#8220;Big Bang&#8221; ise ortaya at&#305;ld&#305;&#287;&#305; ilk g&#252;nden beri milyonlarca y&#305;l k&#226;inat&#305; sorgulaman&#305;n sonucu olarak sadece g&#246;r&#252;nen veya g&#246;r&#252;nmeyen onlarca &#351;eyi putla&#351;t&#305;rmaktan ileri gidememi&#351; olan insan&#305;n atlad&#305;&#287;&#305; en b&#252;y&#252;k ve &#246;nemli e&#351;iklerden biri olaca&#287;&#305;n&#305; kan&#305;tlarcas&#305;na &#246;nemsenmi&#351; ve bilim &#231;evrelerinde bir &#8220;milat&#8221; olarak g&#246;r&#252;lm&#252;&#351;t&#252;r. K&#226;inat&#305;n s&#252;rekli bir hareket ve geni&#351;leme halinde oldu&#287;u fikrinin kabul g&#246;rmesiyle birlikte bu hareket ve geni&#351;leme geriye sar&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda ilk &#231;&#305;kt&#305;&#287;&#305; noktaya yani en yo&#287;un haline; belki maddenin &#246;z&#252;ne; en yo&#287;un ve g&#252;&#231;l&#252;; en s&#305;cak ve k&#252;&#231;&#252;k haline ula&#351;&#305;labilece&#287;i fikri de olduk&#231;a heyecan yarat&#305;c&#305; bir bi&#231;imde yayg&#305;nla&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. Evren s&#252;rekli geni&#351;ledi&#287;inden maddenin ve bu b&#252;y&#252;k enerjinin atomlar&#305;nda bir ayr&#305;&#351;ma ve yo&#287;unluk kayb&#305; olu&#351;ur ancak k&#226;inat&#305;n evrimi tek y&#246;nde(ayr&#305;&#351;ma y&#246;n&#252;nde) de&#287;ildir. Ayr&#305;&#351;an madde, par&#231;a veya atomlar uzayda zaman zaman sese, belki &#305;&#351;&#305;&#287;a yakla&#351;an bir h&#305;zda devinirken ayn&#305; zamanda bir &#8220;toplanma&#8221; veya yeniden birle&#351;me de olu&#351;turur. En ba&#351;ta, basit anlam&#305;yla yo&#287;un gaz bulutlar&#305; olu&#351;turan, ancak hareketin h&#305;z&#305; nedeniyle &#246;nce &#305;s&#305; kaybedip so&#287;uyan, sonra donarak kat&#305;la&#351;an k&#226;inat par&#231;alar&#305; bu h&#305;zl&#305; devinimde ya da maddenin halleri aras&#305;nda yapt&#305;klar&#305; bu yolculukta koptuklar&#305; par&#231;alara &#8220;ana rahmine d&#246;nme sendromu&#8221; gibi bir ba&#287;l&#305;l&#305;kla yap&#305;&#351;abilir. G&#246;ller s&#305;cakta buharla&#351;&#305;p nas&#305;l &#246;nce bulut, sonra ya&#287;mur olu&#351;turuyor ve sonra o ya&#287;mur nas&#305;l tekrar g&#246;le d&#252;&#351;&#252;yorsa k&#226;inat da say&#305;larla a&#231;&#305;klanamayacak kadar &#231;ok kez ve &#246;l&#231;&#252;lemeyecek kadar b&#252;y&#252;k bir h&#305;zda devinir. Bu par&#231;alan&#305;p sonra &#246;z&#252;ne d&#246;nme olay&#305;nda Samanyolu, G&#252;ne&#351; ve hatta D&#252;nya bile &#231;ok k&#252;&#231;&#252;k kal&#305;rken insano&#287;lundan bu &#246;l&#231;ekte bahsedilemez bile. Ama buradan insano&#287;lunun &#246;nemsizli&#287;i de&#287;il, &#231;ok idealist bir tan&#305;mlamayla &#8220;tanr&#305;sall&#305;&#287;&#305;&#8221;, belki &#351;a&#351;&#305;rt&#305;c&#305; b&#252;y&#252;kl&#252;kteki &#246;nemlili&#287;i &#231;&#305;kar. Ancak as&#305;l soru diyalekti&#287;e ayk&#305;r&#305; tek &#351;eyin bu hareketin durmas&#305; haline geldi&#287;i tezimizde s&#252;rekli devinen, farkl&#305; evrimsel s&#252;re&#231;leri bir arada bar&#305;nd&#305;rabilen, canl&#305; t&#252;rleri ve ya&#351;am&#305; yaratan, sonra onlar&#305; daha ileri veya geri ba&#351;ka &#351;eylere d&#246;n&#252;&#351;t&#252;rebilen evren, kendi sonsuzlu&#287;unu mu kan&#305;tlam&#305;&#351; oluyor? Ve bu d&#246;ng&#252;, evrenin canl&#305; ya&#351;am&#305;na izin vermeyecek hale geldi&#287;i kurgunun ko&#351;ulunda bile s&#252;recekse ya&#351;am&#305;n, evrenin veya bu d&#246;ng&#252;n&#252;n kendisinin ne anlam&#305; kal&#305;r? Veya evrenin ve hayat&#305;n bir sonu oldu&#287;unu s&#246;ylemek mi, yoksa sonsuzlu&#287;unu ispatlamak m&#305; daha i&#231; a&#231;&#305;c&#305; olur?

	

Hen&#252;z cevaplayamad&#305;&#287;&#305;m&#305;z bu soruya, bug&#252;n &#231;oktan a&#351;t&#305;&#287;&#305;m&#305;z pek &#231;ok e&#351;i&#287;e bak&#305;p sonra geri d&#246;nd&#252;&#287;&#252;m&#252;zde y&#252;z&#252;m&#252;zde hafif bir g&#252;l&#252;mseme ve rahatl&#305;k olmamas&#305; beklenemez, &#231;&#252;nk&#252; evrimi; bir y&#246;ntem olarak diyalekti&#287;i kurgulayabilmi&#351; bir t&#252;r&#252;n bu soruya bir&#231;o&#287;umuz hala hayattayken cevap verece&#287;ine olan g&#252;veni y&#252;z&#252;m&#252;zde kararl&#305; bir devrimcinin eylem sonras&#305; meydana bak&#305;&#351;&#305; gibi kal&#305;r. 

	Evrenin 14 milyar y&#305;ld&#305;r s&#252;regelen evriminin ilk 0,01 saniyesinde bile(hen&#252;z geni&#351;lememi&#351; olan yo&#287;un enerjinin bir yo&#287;unluk merkezini ya da bir ba&#351;ka deyi&#351;le bug&#252;n hissetti&#287;imiz zaman&#305; olu&#351;turmam&#305;&#351; oldu&#287;u ko&#351;ulda) y&#252;z milyarlarca derece s&#305;cakl&#305;ktaki enerji yo&#287;unlu&#287;u(elektron, pozitron, foton, n&#246;trino ve antin&#246;trinolardan olu&#351;ur) ,bug&#252;n&#252;n galaksilerinin atas&#305; olan n&#246;tron ve protonu bar&#305;nd&#305;r&#305;rd&#305;. Saniyenin 0,1&#8217;i ge&#231;tikten sonra ise milyarlarca atom bombas&#305; yo&#287;unlu&#287;unda enerjiye sahipti ancak bu k&#305;sac&#305;k s&#252;rede on milyar dereceye kadar so&#287;uyabilmi&#351;ti.(bu, bize evrendeki &#351;eylerin ne kadar h&#305;zl&#305; devindi&#287;inin kan&#305;t&#305;d&#305;r; elbette evrenin d&#305;&#351;&#305;ndan bu ola&#287;an&#252;st&#252; olaya bakabilseydik bunu fark edebilirdik!) Bu &#8220;B&#252;y&#252;k Patlama&#8221; esnas&#305;nda olanlar&#305; deneyle canland&#305;rmay&#305; ba&#351;arm&#305;&#351; olan bug&#252;n&#252;n insan&#305;; o anki tepkimenin %27 oran&#305;nda helyum i&#231;erdi&#287;ini kan&#305;tlayabilmi&#351;tir ki bu da hem &#8220;Big Bang&#8221;in hem de evrimin yer&#231;ekimi kadar hissedilir bilimsellikte oldu&#287;unun ispat&#305;d&#305;r. Ayr&#305;ca bu olay&#305; laboratuar ortam&#305;nda canland&#305;rabilmi&#351; olmak bile; k&#226;inat&#305;n 14 milyar y&#305;ll&#305;k, d&#252;nyan&#305;n 4,5 milyar y&#305;ll&#305;k evrimini bedeninde ve zihninde ta&#351;&#305;yan insan&#305;n varl&#305;&#287;&#305;n&#305; en ger&#231;ek k&#305;ld&#305;&#287;&#305; anlardan biri olmu&#351;tur. Bu s&#252;re&#231; insan&#305;n; a&#231;&#305;klarken ba&#351;&#305;na ve sonuna bir veya birka&#231; tanr&#305; koymak zorunda hissetti&#287;i evrene hakim ba&#351;ka bir deyi&#351;iyle &#8220;tanr&#305;&#8221; olu&#351;unun ba&#351;lang&#305;c&#305; olmu&#351;tur.

	Elbette ki insan&#305;n, devrimcili&#287;iyle bile kar&#351;&#305; koyamayabilece&#287;i kadar b&#252;y&#252;k nesnellikler, evriminin gere&#287;i belki sonucu olan &#351;artlar kolayl&#305;kla ve &#231;abucak olu&#351;up insanl&#305;&#287;&#305; belki t&#252;m canl&#305; zerrelerini yok edebilir. Bu &#231;aresizli&#287;i insana haber veren de do&#287;an&#305;n kendisi, bilim belki de yine insan olabilir. Yani bu kez a&#287;alar, derebeyleri, burjuvazi veya krallar hatta tanr&#305;lar insan&#305; ve canl&#305; ya&#351;am&#305; yok etmeye kalkmayabilir; insano&#287;lu salt bilime dayanarak bunun engelleyemeyecekleri kadar b&#252;y&#252;k bir maddi g&#252;c&#252;n eseri olaca&#287;&#305;na kanaat getirebilirler. Ve insano&#287;lu kendini fark etmeye bu kadar yakla&#351;t&#305;&#287;&#305; ve a&#231;&#305;klayamad&#305;&#287;&#305; &#351;eyleri bu kadar azaltt&#305;&#287;&#305; bir zamana &#231;ok uzak olmayan bir anda kendi &#246;l&#252;m ferman&#305;n&#305; evrenin y&#252;z&#252;nde okuyabilir.

	Par&#231;alanan veya ayr&#305;&#351;an hi&#231;bir maddenin ayn&#305; &#8220;yo&#287;unlukta&#8221; toplanamayaca&#287;&#305; bir ger&#231;ektir. Uzayda b&#252;y&#252;k bir h&#305;zla da&#287;&#305;lan maddeler zaman zaman s&#252;rekli hareketleri nedeniyle bir araya gelme &#8220;kararl&#305;l&#305;&#287;&#305;&#8221; kazansa da(kuarklar&#305;n proton ve n&#246;tron; n&#246;tron ve protonun da birle&#351;erek atomu olu&#351;turmas&#305; bile yakla&#351;&#305;k 300,000 y&#305;la bedel olup s&#305;cakl&#305;k 2726 dereceye d&#252;&#351;ene kadar ge&#231;en zaman ve harekete gereksinim duymu&#351;tur ki bu da insana ve t&#252;m canl&#305;l&#305;&#287;a m&#252;kemmellik atfeder &#231;&#252;nk&#252; bug&#252;n&#252;n insan&#305; hayatta kalma m&#252;cadelesinin yan&#305;nda bug&#252;n art&#305;k bunu sorgulama erdemine eri&#351;mi&#351;tir) 14 milyar y&#305;l boyunca so&#287;umas&#305; ve da&#287;&#305;lmas&#305; s&#252;ren ve &#252;zerinde bu boyutlar&#305;m&#305;zla var&#305;labildi&#287;imiz evrenin; ba&#351;lang&#305;c&#305;ndan bug&#252;ne ge&#231;en 14 milyar y&#305;ldan az zaman&#305;n&#305;n kald&#305;&#287;&#305;na; bir ba&#351;ka deyi&#351;le zamanda ortaya ya da ba&#351;lang&#305;ca de&#287;il sona yak&#305;n oldu&#287;umuza i&#351;arettir &#231;&#252;nk&#252;:


1)Bir zamanlar elektrik y&#252;kl&#252; olan par&#231;ac&#305;klar radyasyonu emerken art&#305;k n&#246;tr olan atomlar gaz&#305; &#351;effafla&#351;t&#305;r&#305;p radyasyonun uzayda kolayca yay&#305;lmas&#305;na sebebiyet verir.

2)Uzay geni&#351;ledik&#231;e radyasyonun dalga boyu uzar ve so&#287;uk bir cisimden geliyormu&#351; gibi alg&#305;lan&#305;r.

3)Y&#305;ld&#305;zlar &#246;lmek &#252;zere olan k&#246;zler olduklar&#305;ndan(bir&#231;o&#287;u binlerce &#305;&#351;&#305;k y&#305;l&#305; uzaktad&#305;r ve bu da binlerce y&#305;l &#246;nceki hallerini g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m&#252;z&#252; g&#246;sterir yani &#231;o&#287;u zaten &#246;lm&#252;&#351;t&#252;r) evrenin her yerinde s&#305;cakl&#305;&#287;&#305;n so&#287;uklu&#287;a d&#246;n&#252;&#351;t&#252;&#287;&#252;n&#252; kan&#305;tlar ve enerjinin bo&#351; uzaya da&#287;&#305;ld&#305;&#287;&#305; a&#231;&#305;klanm&#305;&#351; olur.

	Bu &#252;&#231; maddenin bize anlatt&#305;&#287;&#305; bir t&#252;r &#305;s&#305; &#246;l&#252;m yani i&#351;e &#231;evrilemeyen maksimum enerjidir. Daha a&#231;&#305;&#287;&#305; t&#252;m enerjinin kozmosta e&#351;it olarak yay&#305;ld&#305;&#287;&#305;, &#305;&#351;&#305;k, canl&#305;l&#305;k ya da &#305;s&#305; bar&#305;nd&#305;rmayan, zaman&#305;n s&#246;z konusu olmad&#305;&#287;&#305; kapkaranl&#305;k bir cehennem, belki bir son kurgusudur. Sonsuzluk, yani s&#252;rekli devam eden bir hareket ve devinim bile belli bir zaman&#305; anlat&#305;r. Bu &#8220;son&#8221; kurgusu ise evrime veya diyalekti&#287;e ayk&#305;r&#305; de&#287;ildir &#231;&#252;nk&#252; zaman&#305;n dahi yok oldu&#287;u bu d&#252;zlemi zaten evrim yarat&#305;r. Yani evrenin yeniden ayn&#305; yo&#287;unlu&#287;a ula&#351;&#305;p ba&#351;a d&#246;nece&#287;i, bunun ama&#231;s&#305;zca ve defalarca ba&#351;a d&#246;n&#252;p bitti&#287;i sonsuzluk kurgusunu bu d&#252;zlemde yine bilim y&#305;kar &#231;&#252;nk&#252; klasik fizi&#287;in temel dire&#287;i olarak ayakta duran, termodinami&#287;in ikinci yasas&#305; olarak bilinen ilke, do&#287;an&#305;n temel eylemlerinin geri d&#246;n&#252;&#351;s&#252;z oldu&#287;unu bildirir. Do&#287;a yaln&#305;zca bir y&#246;nde i&#351;ler.

	Son kurgusu bilim taraf&#305;ndan bakanlar i&#231;in evrene uyarland&#305;&#287;&#305;nda elbette sonsuzluktan daha ger&#231;ektir. Ancak bunun yukar&#305;daki &#246;rnekteki gibi sal&#305;n&#305;mla de&#287;il gravitasyon ve toplanma &#8211; yeniden yo&#287;unla&#351;ma ile olaca&#287;&#305;n&#305; da s&#246;ylemek olas&#305;l&#305;k d&#305;&#351;&#305; de&#287;ildir. Evreni geni&#351;leyen bir balon gibi d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;m&#252;zde yo&#287;unlu&#287;u merkeze g&#246;re &#231;ok az olan &#231;eperlerin(eni sonu bunun da bir d&#252;zlem &#252;zerinde oldu&#287;unu kabul etmek Tanr&#305;&#8217;y&#305; kim yaratt&#305; sorusundaki tavuk mu yumurtadan &#231;&#305;kar hik&#226;yesine d&#246;nece&#287;inden bu yap&#305;n&#305;n konumunu veya rengini, zaman&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nmek hem gereksiz hem de olanaks&#305;zd&#305;r) maddeler aras&#305; &#231;ekim d&#252;&#351;&#252;n&#252;ld&#252;&#287;&#252;nde duman gibi yok olmas&#305; s&#246;z konusu de&#287;ildir. Yerine, hal de&#287;i&#351;tirir. Galaksilerden gelen &#305;&#351;&#305;&#287;&#305;n k&#305;rm&#305;z&#305;ya kaymas&#305; bize art&#305;k evrenin geni&#351;ledi&#287;ine &#351;&#252;phe b&#305;rakt&#305;rmayaca&#287;&#305;ndan &#8220;&#246;ze d&#246;n&#252;&#351;&#8221; teorisi de makul bir biti&#351; senaryosu olabilir.

	Bizden y&#252;z &#305;&#351;&#305;k y&#305;l&#305; uzakl&#305;kta olan y&#305;ld&#305;z&#305; g&#246;r&#252;yor olmam&#305;z iki &#351;ey d&#252;&#351;&#252;nd&#252;r&#252;r:

1)Orada elimizde bir dev teleskopla bulunup d&#252;nyaya bakma olana&#287;&#305;m&#305;z olsa d&#252;nyan&#305;n y&#252;zy&#305;l &#246;nceki halini yani ge&#231;mi&#351;i g&#246;rebiliriz. Yani zaman, bir yere g&#246;re ya&#351;ansa da bir yere g&#246;re ya&#351;anmam&#305;&#351; olabilir. Yani g&#246;relidir. &#304;zafiyet veya kuantumla kafa kar&#305;&#351;t&#305;rmak yerine bunun d&#252;nya ile y&#252;z &#305;&#351;&#305;k y&#305;l&#305; &#246;tedeki y&#305;ld&#305;z aras&#305;ndaki devasa mesafeden kaynakland&#305;&#287;&#305;n&#305; s&#246;yleyip buray&#305; ge&#231;ersek elimizde &#351;u kal&#305;r: ge&#231;mi&#351;, yok olmay&#305;p uzayda bir yerlerde g&#246;r&#252;nt&#252;, g&#246;r&#252;nge veya bir ba&#351;ka boyut olarak kal&#305;yor olabilir mi?

2)&#199;eperlere yak&#305;n, yo&#287;unlu&#287;u az yerlerde zaman&#305;n bu ana g&#246;re h&#305;zl&#305;, bu anda ise(evrenin &#8211; o devasa balonun &#8211; ko&#351;ullar&#305;m&#305;z gere&#287;i merkezine yak&#305;n bir yerinde ve &#231;eperlere g&#246;re &#231;ok yava&#351; hareket eden bir yerinde bulunuyor olmam&#305;zla ilgili olarak) t&#252;m evrenin en yava&#351; hali hissediliyor olabilir mi?

       Evrendeki t&#252;m maddelerin olu&#351;turdu&#287;u gravitasyonun bile&#351;kesi, &#305;&#351;&#305;&#287;a belirli bir k&#305;r&#305;lma e&#287;risi verir. Bu da &#231;ap&#305; 13&#8211;20 milyar &#305;&#351;&#305;k y&#305;l&#305; olan bir &#231;emberin meydana getirdi&#287;i e&#287;ridir. &#304;lgin&#231; olansa bu e&#287;ride bir fizik &#252;st&#252; durum bulunmas&#305;d&#305;r; Newton fizi&#287;ine g&#246;re d&#252;z gitmesi gereken &#305;&#351;&#305;k, evrendeki maddelerin olu&#351;turdu&#287;u gravitasyon nedeniyle bir s&#252;re sonra &#231;&#305;kt&#305;&#287;&#305; yere d&#246;ner. &#214;rne&#287;in; saniyede 300.000 km. h&#305;zla uzayda yola &#231;&#305;kan bir g&#252;ne&#351; &#305;&#351;&#305;n&#305; b&#252;y&#252;k bir kozmik &#231;ember &#231;izerek yakla&#351;&#305;k 200 milyar d&#252;nya y&#305;l&#305;nda kayna&#287;&#305;na d&#246;ner. &#304;nsano&#287;lu 1960&#8217;larda anten geli&#351;tirmeye &#231;al&#305;&#351;&#305;rken evrenin ilk olu&#351;umunda ortaya &#231;&#305;kan bir yank&#305;y&#305; saptad&#305;. Bu zay&#305;f &#305;sl&#305;k sesi bize ge&#231;mi&#351;in uzayda ya da evrende yaln&#305;zca g&#246;r&#252;nt&#252; olarak de&#287;il ses olarak da kalabildi&#287;ini kan&#305;tlamakla beraber elbette ki &#8220;Big Bang&#8221; ile ilgili ciddi bir delil sunarken bizi de evrenin m&#252;kemmeliyeti konusunda deh&#351;ete d&#252;&#351;&#252;r&#252;r. Bilim insanlar&#305; bu sesi incelediklerinde &#351;a&#351;&#305;rt&#305;c&#305; bir &#351;ey daha buldular: dalgalar evrenin her yan&#305;na homojen bi&#231;imde yay&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Televizyonlarda yay&#305;n koptu&#287;unda g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m&#252;z kar&#305;ncal&#305; g&#246;r&#252;nt&#252;y&#252; bu sinyalin yaratt&#305;&#287;&#305; tahmin edilmektedir. Einstein&#8217;a g&#246;re her an yap&#305;s&#305; ve etkisi de&#287;i&#351;en radyasyon alan&#305;, sadece &#305;&#351;&#305;&#287;&#305; de&#287;il, zaman boyutunu da k&#305;rarak, b&#252;y&#252;kl&#252;&#287;&#252; s&#305;n&#305;rl&#305;; fakat s&#305;n&#305;rlar&#305; belirsiz bir evreni olu&#351;turur. Yay&#305;lma olay&#305; ise maddeler aras&#305; &#231;ekim gere&#287;i sonsuz kalamayacakt&#305;r. Laboratuar deneylerinde dahi gama &#305;&#351;&#305;nlar&#305;n&#305;n y&#252;ksek enerjili &#305;&#351;&#305;ma fotonlar&#305;n&#305;n elektron ve proton &#231;iftleri olu&#351;turmak i&#231;in birbirlerine etki ettiklerini g&#246;stermi&#351;tir. Maddeler aras&#305; gravitasyon da d&#252;&#351;&#252;n&#252;ld&#252;&#287;&#252;nde, evrenin en ba&#351;taki k&#252;&#231;&#252;k, a&#351;&#305;r&#305; s&#305;cak ve yo&#287;un haline yani &#246;z&#252;ne d&#246;nerek yok olaca&#287;&#305; da iki &#246;nemli son kurgusundan biri olabilecek kadar mant&#305;kl&#305;d&#305;r. Ancak bu mant&#305;k tek bir &#351;eyi de&#287;i&#351;tirmez: o da yak&#305;n zamanda do&#287;al seleksiyonla zay&#305;f baz&#305; t&#252;rlerin, daha uzun zamanda insan&#305;n, sonra belki d&#252;nya ve g&#252;ne&#351; sisteminin, s&#305;ras&#305;yla Samanyolu ve di&#287;er galaksilerin yo&#287;unla&#351;arak ya da sal&#305;n&#305;p yo&#287;unluk yitirerek ve s&#252;rekli zay&#305;flayarak &#246;yle veya b&#246;yle sonlanaca&#287;&#305;d&#305;r. Elbette ki bu, kapitalizmin &#351;imdiki halinden bile ac&#305;mas&#305;zla&#351;t&#305;&#287;&#305; karamsar &#252;topyalardan elbette ki &#231;ok daha uzun(belki milyarlarca y&#305;l kadar) zamanda ve t&#252;m canl&#305;l&#305;k gibi insan&#305;n da kendi akl&#305;yla, g&#252;c&#252;yle ve belki devrimcili&#287;iyle direnece&#287;i ama kendisinden milyar X milyar daha g&#252;&#231;l&#252; bir devinime kar&#351;&#305; koydu&#287;unu kurgulaman&#305;n &#246;rne&#287;in bana bir devrimci olarak idealist gelmesi ve hatta   &#8221;bilim bunu nas&#305;l olsa zaman&#305; geldi&#287;inde a&#231;&#305;klayacak&#8221;  kolayc&#305;l&#305;&#287;&#305;yla bile ka&#231;amayaca&#287;&#305;m&#305;z kadar bilimsel bir ger&#231;ekliktir.

	Evrenin bir ba&#351;lang&#305;c&#305; ve sonu vard&#305;r. Bilim bunu a&#231;&#305;klar. &#304;nsan beyni bunu kurgular. &#304;nsano&#287;lu kendini, kendine yetersizlik atfeden hurafelere vermek durumunda de&#287;ildir. Evrim hep ayn&#305; h&#305;zda ilerlemez ve baz&#305; e&#351;iklerden sonra di&#287;er hedefler daha kolay gelir. &#304;nsan&#305;n ate&#351;i bulmas&#305; on y&#305;llar s&#252;rerken; elektrik bulunduktan yaln&#305;zca birka&#231; y&#252;zy&#305;l sonra ve bunun da sayesinde bug&#252;n diz&#252;st&#252; bilgisayarlar icat edilip &#231;&#305;lg&#305;n bir ileti&#351;im &#231;a&#287;&#305; kurgulanabilmi&#351;tir. Onca eksi&#287;i olan SSCB&#8217;nin bile uzay ara&#351;t&#305;rmalar&#305;nda insanl&#305;k tarihi a&#231;&#305;s&#305;ndan &#231;ok k&#305;sa s&#252;rede, insanl&#305;k tarihi a&#231;&#305;s&#305;ndan &#231;ok ileri noktaya varmas&#305;n&#305; bununla a&#231;&#305;klayabiliriz. Bu kurgular, bu boyutuyla evrim ve bu zaman alg&#305;s&#305;nda insanl&#305;k tarihi(ki spesifik olarak d&#252;&#351;&#252;n&#252;ld&#252;&#287;&#252;nde olduk&#231;a devasad&#305;r hatta &#8220;Seramik ve &#199;&#246;mlek Yap&#305;m&#305;&#8221; gibi spesifik bir konu bile devasa kitaplara s&#305;&#287;acak kadar bilgi i&#231;erir) &#231;ok k&#252;&#231;&#252;k kal&#305;r. Ve yine t&#252;m bunlar d&#252;&#351;&#252;n&#252;ld&#252;&#287;&#252;nde bug&#252;nk&#252; toplum, bug&#252;nk&#252; toplumun insan&#305;, bas&#305;n&#305;, ekonomisi olduk&#231;a geri ve uzak kal&#305;r. Ancak bizler biliriz ki yaln&#305;zca insan i&#231;in var olan ve insan&#305; merkezde &#8211; o yo&#287;un alanda &#8211; tutan bir sistem bundan &#8220;sadece&#8221; y&#252;zy&#305;l sonras&#305;na bile insan&#305;; sorular&#305;n&#305;n tamam&#305;na yak&#305;n&#305;na cevap bulmu&#351;, edilgen olmayan bir canl&#305; haline getirebilir. Evrenin d&#305;&#351;&#305;nda bir g&#246;z oldu&#287;unu varsaysak veya bir an orada oldu&#287;umuzu kurgulasak ve oradan buraya baksak muhtemelen &#231;ok&#231;a bo&#351; &#351;eyle ge&#231;ip h&#305;zl&#305;ca gidip biten bir zavall&#305;l&#305;k g&#246;rebiliriz. Kapitalizm bu kurgulara g&#246;re &#231;ok geri kal&#305;r. Bu kurgu &#305;&#351;&#305;k h&#305;z&#305;ysa kapitalizm kaplumba&#287;ad&#305;r ve yine biliriz ki bu sefil d&#252;zen yaln&#305;z bu d&#252;nyan&#305;n meseleleri i&#231;in de&#287;il, yaln&#305;z s&#305;n&#305;fsal ve ekonomik nedenlerle de de&#287;il ama tarihsel ve insanl&#305;&#287;&#305; da a&#351;an bir spektrumdaki zorunluluk nedeniyle yok edilmeli ve k&#305;r&#305;nt&#305;lar&#305; uzaydaki bo&#351;lu&#287;a savrulmal&#305;d&#305;r. </description>
      <pubDate>Mon, 23 Jun 2008 08:14:17 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1643909-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1643909</link>
    </item>
    <item>
      <title>Yalan Yapamamak</title>
      <description>Erdil Ya&#351;aro&#287;lu'nun bir karikat&#252;r&#252; vard&#305;.Galile ile bir papaz yolda y&#252;r&#252;rlerken bir kad&#305;n g&#246;r&#252;rler.Galile kad&#305;na bakar ve "off g&#246;&#287;&#252;slere bak yusyuvarlak" der.papaz pis pis bakar Galile de "yok yok d&#252;z,tepsi gibi hatta"der:)

E&#287;er d&#252;nyan&#305;n d&#246;nd&#252;&#287;&#252;n&#252; bulan adam olsayd&#305;k kilise taraf&#305;ndan yak&#305;laca&#287;&#305;m&#305;z&#305; bile bile buna inanmay&#305;,bunu g&#246;n&#252;l rahatl&#305;&#287;&#305;yla s&#246;yleyemesek bile ba&#351;kalar&#305;n&#305;n inanmas&#305; ve a&#231;&#305;klayabilmesi i&#231;in kan&#305;tlar&#305;n&#305; saklar m&#305;yd&#305;k?ya da vaz m&#305; ge&#231;erdik?

Bug&#252;n i&#231;in kapitalizmin i&#287;ren&#231; bir d&#252;zen oldu&#287;unu bilip,s&#246;m&#252;r&#252;n&#252;n,bask&#305;n&#305;n,haks&#305;zl&#305;&#287;&#305;n kar&#351;&#305;s&#305;nda durmamak,m&#252;cadele etmemek b&#252;y&#252;k bir yalanc&#305;l&#305;kt&#305;r.Bu tam da bilim ad&#305;na yap&#305;lm&#305;&#351; bir ke&#351;fi &#246;rtbas etmeye,d&#252;nyan&#305;n tepsi gibi oldu&#287;una inanmaya boyun e&#287;meye,veya &#246;k&#252;z&#252;n boynuzlar&#305;na tamah etmeye benzer.Bug&#252;n d&#252;ped&#252;z soyuldu&#287;umuzu,d&#252;ped&#252;z kand&#305;r&#305;ld&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#305;,ba&#287;&#305;ml&#305; hale getirilip kullan&#305;ld&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#305; g&#246;rmemek m&#252;mk&#252;n m&#252;?peki buna kar&#351;&#305; duru&#351; sergilemek yerine rahat koltuklar&#305;m&#305;zda oturmak samimiyetsizlik,yalanc&#305;l&#305;k de&#287;il mi?

Bug&#252;n i&#351;yerimde 800 ytl maa&#351;la iki &#231;ocuk okutmaya &#231;al&#305;&#351;an memurun "paral&#305;" e&#287;itimi savunmas&#305; yalanc&#305;l&#305;k de&#287;il mi?bug&#252;n kimi insan&#305; kand&#305;rarak,kimi insan&#305; da sat&#305;n alarak akabul ettirilen paradigmalar,fa&#351;izan s&#246;ylemler bile daha makuld&#252;r ancak bir insan&#305;n "ben &#231;ocu&#287;umu paral&#305; okuturum,paras&#305;z e&#287;itim mi olur?" demesi ne t&#252;r bir &#351;ahsiyetsizli&#287;e e&#351;de&#287;er gelir?

Bug&#252;n m&#252;cadele eden insanlar&#305;n hemen hemen t&#252;m&#252;ne s&#246;ylenen "ba&#351;&#305;na bi&#351;ey gelir,devlette &#231;al&#305;&#351;amazs&#305;n,askerde ezilirsin,hapislerde &#231;&#252;r&#252;rs&#252;n,mimlenirsin,fi&#351;lenirsin,alanlarda slogan atma,barlarda b&#246;&#287;&#252;r" t&#252;r&#252;nden kli&#351;e laflara verilecek tek yan&#305;t ve belki en masumu;

"Ben Yalan Yapam&#305;yorum" olurdu...

biliyorum insanlar a&#231;,biliyorum insanlar haks&#305;z yere &#246;ld&#252;r&#252;l&#252;yorlar,biliyorum s&#305;rt&#305;m&#305;zdan niceleri zengin oluyor...

biliyorum "D&#252;nya D&#246;n&#252;yor"!...

                 yalan yapamam...
</description>
      <pubDate>Fri, 15 Feb 2008 22:45:45 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1154660-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1154660</link>
    </item>
    <item>
      <title>Felsefe ve Siyaset okumay&#305; sevenler i&#231;in... Vol.2</title>
      <description>OKUMALARIMIZDA ZORLANAB&#304;LECE&#286;&#304;M&#304;Z KEL&#304;MELER


A

Ampirizm: deneycilik (bir kural yada kurama dayanmayan, sadece deneye ve g&#246;zleme dayanan)

A posteriori: bilgiyi duyular arac&#305;l&#305;&#287;&#305; ile bulma, bilginin ancak duyular ile ke&#351;fedilmesi

Anglo-sakson:  Germen kavimlerinden Anglar, Sakslar ve Jutlar'a verilen isimdir. Bu milletler bu g&#252;nk&#252; &#304;ngiliz milletinin &#231;ekirde&#287;ini meydana getirmi&#351;lerdir

Anakroni: kronolojik hata

Ak&#305;lc&#305;l&#305;k: bilgiye ancak insan akl&#305; arac&#305;l&#305;&#287;&#305; ile ula&#351;&#305;labilmesi

Aferizm: &#231;&#305;karc&#305; &#246;zel i&#351;

Avant-garde: se&#231;kinlerin sanat teorisinde ve politika felsefesinde &#246;nc&#252;l&#252;k yapmas&#305;

Antogonizma: Uzla&#351;maz &#231;eli&#351;ki

Agnostik: bilinemez

Amorf: bi&#231;imsiz

Akreditasyon: denklik

Anarko-sendikalizm: &#304;&#351;&#231;i s&#305;n&#305;f&#305; m&#252;cadelesinde sendikal &#246;rg&#252;tlenmeyi, Leninist &#246;rg&#252;tlenmenin &#246;n&#252;ne koyar. Anar&#351;ist&#231;e &#246;rg&#252;tlenir.

Akronik: Kronolojik hataya sahip olan

Arkaik: &#304;lkel


                      B

Blanquizm: iktidar&#305;n bir s&#305;n&#305;fla de&#287;il, &#246;nc&#252; az&#305;nl&#305;kla ele ge&#231;irilmesi 

Beis: engel, k&#246;t&#252;l&#252;k

Bonapartizm: Burjuva egemenli&#287;inin &#8220;baz&#305; parlamenter s&#252;slemelerle&#8221; b&#252;rokratik yap&#305;ya sahip ve askeri diktat&#246;rl&#252;kle tamamlanan y&#246;netim bi&#231;imi. Bu y&#246;netimde i&#351;&#231;i s&#305;n&#305;f&#305;n&#305;n s&#246;m&#252;r&#252;lmesi, polisiye bask&#305;larla art&#305;r&#305;l&#305;r.





  C

&#199;artist hareket: People&#8217;s Charter (Halk&#305;n Bildirgesi) s&#246;zc&#252;&#287;&#252;nden geliyor. Dilek&#231;eciler Hareketi ad&#305; da verilen, i&#351;&#231;i s&#305;n&#305;f&#305;n&#305;n &#246;zg&#252;c&#252;ne dayanarak ortaya &#231;&#305;kard&#305;&#287;&#305; hareket. Sanayi Devrimi sonras&#305; ortaya &#231;&#305;kan toplumsal adaletsizliklere kar&#351;&#305; &#252;lke &#231;ap&#305;nda ilk i&#351;&#231;i eylemi. &#304;ngiliz i&#351;&#231;i s&#305;n&#305;f&#305;n&#305;n parlamentoda yap&#305;lmas&#305;n&#305; istedi&#287;i reform hareketi. Hareket, i&#351;sizli&#287;in b&#252;y&#252;k boyutlara ula&#351;t&#305;&#287;&#305; 1837 ekonomik bunal&#305;m d&#246;nemine denk d&#252;&#351;&#252;yor. 



D

Determinizm: evrende olup biten her &#351;eyin bir nedensellik ili&#351;kisi i&#231;inde geli&#351;ti&#287;ini, tarihteki olay ve olgular&#305;n mutlak olarak nedenlerine ba&#287;l&#305; oldu&#287;unu ve nedenleri taraf&#305;ndan ko&#351;ulland&#305;&#287;&#305;n&#305; savunan d&#252;&#351;&#252;nce

Diakroni: Ard&#305;&#351;&#305;k

Deklase: Hi&#231;bir toplumsal s&#305;n&#305;fa ait olmayan 

D&#252;alizm: Herhangi bir alanda birbirlerine indirgenemeyen iki kar&#351;&#305;t ilkenin varl&#305;&#287;&#305;n&#305; ileri s&#252;rme... Bircilik ve &#231;ok&#231;uluk terimleri kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;d&#305;r. Dualizm, temelde tanr&#305;l&#305;k yer (&#246;te d&#252;nya) ile insanl&#305;k yer (d&#252;nya) ayr&#305;m&#305;n&#305; ileri s&#252;ren dinsel ikicilikten yans&#305;m&#305;&#351;t&#305;r ve evrenin &#246;zdeksel birbirini yads&#305;yan gerici bir g&#246;r&#252;&#351;t&#252;r. Dualistlerin t&#252;m&#252; idealisttir, &#231;&#252;nk&#252; &#246;zdensel yap&#305;n&#305;n kar&#351;&#305;s&#305;nda bir de ruhsal yap&#305; oldu&#287;unu kabul ederler




       E

							
Eklektik: se&#231;mece, fakl&#305; b&#252;t&#252;n&#252;n par&#231;alar&#305;ndan olu&#351;an

Empirik: tecr&#252;beyle, ki&#351;isel deneyimle ilgi olma hali

Epistomoloji: bilgiyi inceleyen bilim


			   








				  F
	

Fenomen: bizi &#231;evreleyen d&#252;nyada duyular ile alg&#305;lad&#305;&#287;&#305;m&#305;z her &#351;ey
 
F&#252;t&#252;rizm: 20yy&#8217;&#305;n ba&#351;&#305;nda yeni ya&#351;am&#305; ve yeni ya&#351;am&#305;n teknolojisini &#246;zne alarak tan&#305;mlayan, hareket ve dinamizme &#246;nem veren, geleneksel kurallar&#305; y&#305;kma amac&#305; g&#252;den bir sanat ak&#305;m&#305; olarak do&#287;mu&#351;tur. &#304;talyan &#350;air Marinetti&#8217;nin 1909'da Fransa&#8217;da yay&#305;nlad&#305;&#287;&#305; bildirgeyle ortaya &#231;&#305;kan bu ak&#305;m; &#351;iir, edebiyat, resim, grafik, tipografya, heykel, &#252;r&#252;n tasar&#305;m&#305;, mimarl&#305;k, foto&#287;raf&#231;&#305;l&#305;k, sinema ve tiyatro eserlerini i&#231;eren bir hareket olarak ba&#351;lad&#305;. 
 
Ya&#351;am&#305;n s&#252;rekli de&#287;i&#351;ti&#287;ini, sanat&#305;n da yerle&#351;ik b&#252;t&#252;n kurallar&#305; bir yana b&#305;rakarak yeni bi&#231;im ve anlat&#305;m yollar&#305; yaratarak bu de&#287;i&#351;ime ayak uydurmas&#305; gerekti&#287;ini savundu. Ancak F&#252;t&#252;rizm ba&#351;ta bir sanat ak&#305;m&#305; olarak yap&#305;lanm&#305;&#351; olsa bile, g&#252;n&#252;m&#252;zde, her konuda gelecek &#252;zerine d&#252;&#351;&#252;nenlerin &#246;ng&#246;r&#252;lerini, gelecek senaryolar&#305;n&#305;, f&#252;t&#252;rist fikirler ba&#351;l&#305;&#287;&#305; alt&#305;nda payla&#351;t&#305;klar&#305; bilimsel bir kavramd&#305;r. 



	     H-G

   	
Homojen: par&#231;alar&#305; ayn&#305; yap&#305;dan olu&#351;an b&#252;t&#252;n

Heterojen: par&#231;alar&#305; ba&#351;ka yap&#305;lardan olu&#351;an b&#252;t&#252;n

        	H&#252;manizm: insan&#305;, insani ilgi ve &#231;&#305;karlar&#305; temel alan, insan&#305;n do&#287;all&#305;&#287;&#305;n&#305;,&#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252;n&#252; &#246;n plana  &#231;&#305;karan felsefe.

Go&#351;ist: asiri siddet yanlisi. (80 &#246;ncesinde &#304;lerici Gen&#231;lik Derne&#287;i &#252;yelerinin Dev-Yol&#8217;cular i&#231;in  kulland&#305;klar&#305; kavram)
Glasnost:  Mihail Gorba&#231;ov taraf&#305;ndan 1985'ten itibaren yava&#351; yava&#351; ve 1987'den itibaren t&#252;m h&#305;z&#305;yla uygulanm&#305;&#351; "sosyalizmi terk&#8221; politikas&#305;. 



	                                                                                                                            




J

Jakobenler: 1789 Frans&#305;z Devrimi&#8217;nin &#246;nde gelen siyasi gruplar&#305;ndan birisi. Grup &#252;yeleri toplant&#305;lar&#305;n&#305; Dominikenlerden kalma manast&#305;rda yapt&#305;klar&#305; i&#231;in halk aras&#305;nda Jakobenler diye an&#305;l&#305;yorlar. Grup, a&#351;&#305;r&#305; e&#351;itlik&#231;ilikle birlikte &#351;iddet yanl&#305;s&#305; politikalar&#305;yla tan&#305;n&#305;yor. Ama&#231;lar&#305;n&#305;, devrimin kazan&#305;mlar&#305;n&#305; aristokrasiden gelebilecek gerici hareketlere kar&#351;&#305; korumak olarak &#246;zetlemek m&#252;mk&#252;n. G&#246;r&#252;&#351;lerinden ku&#351;ku duyduklar&#305; ki&#351;ileri izliyor, H&#305;ristiyanl&#305;&#287;&#305; etkisizle&#351;tirme hareketine &#246;nderlik ediyor ve devrim &#351;enlikleri d&#252;zenliyorlard&#305;.


		
	        K

Konsolide: peki&#351;tirilmi&#351;

Konjonkt&#252;r: belirli bir zamanda, belirli bir co&#287;rafyada var olan &#351;artlar  

K&#252;m&#252;latif: artarak, arkadakileri i&#231;ine alarak ilerleyen

Korporatizm: Bireycilikle birlikte kolektivizmi de reddeden ve mesleklerin, karar alma yetkisine sahip, h&#252;k&#252;met kat&#305;nda temsil edilen, kararlar&#305; kamu g&#252;&#231;lerince yapt&#305;r&#305;ma ba&#287;lanan, s&#252;rekli ve kurumsal organlar halinde &#246;rg&#252;tlenmeleri &#246;neren &#246;&#287;reti.

Kataliz&#246;r : kimyevi bir reaksiyonun h&#305;z&#305;n&#305; artt&#305;ran veya yava&#351;latan maddeler



M-N
	
M&#252;jik: k&#246;yl&#252; (&#246;zellikle  rus k&#246;yl&#252;s&#252; i&#231;in kullan&#305;l&#305;r. Fakat yoksul k&#246;yl&#252;l&#252;kten &#246;te tar&#305;msal &#252;retimde bulunabilecek topra&#287;&#305; olanlar i&#231;in tercih edilir)

Mediokrasi: mediokrasi: y&#246;neticilerin, k&#305;demlilik sisteminin getirdi&#287;i kat&#305; hiyerar&#351;i y&#252;z&#252;nden yahut kendilerini koruyan &#246;zel kanun maddelerinden dolay&#305;, kendilerinden beklenen verimlili&#287;in sa&#287;lanamamas&#305; durumunda bile y&#246;netimden uzakla&#351;t&#305;r&#305;lamad&#305;klar&#305; y&#246;netim tarz&#305;.

Mevduat : geri al&#305;nabilir, bankaya yat&#305;r&#305;lan faizli para

Manivela: kald&#305;ra&#231;

Merkantalizm: Avrupa'da 15. ve 18. y&#252;zy&#305;llar aras&#305;nda kendini g&#246;stermi&#351; bir iktisadi ak&#305;md&#305;r. buna g&#246;re; bir milletin refah&#305; temel olarak sahip oldu&#287;u maden kaynaklar&#305;na (&#246;zellikle de alt&#305;n ve g&#252;m&#252;&#351;) g&#246;re belirlenir. bu y&#252;zden alt&#305;n ve g&#252;m&#252;&#351; gibi madenlerle devlet hazinesi doldurulmal&#305;d&#305;r. bu anlay&#305;&#351;a sahip devletler d&#305;&#351;ar&#305;dan hammadde d&#305;&#351;&#305;nda hi&#231; bir ara mam&#252;l ithal etmezler. hammaddeleri al&#305;r, i&#351;ler ara veya tam mam&#252;l olarak satarlar. dolay&#305;s&#305;yla d&#305;&#351; ticaret nedeniyle olduk&#231;a fazla miktarlarda alt&#305;n veya g&#252;m&#252;&#351; elde etmi&#351; olurlar. sonra hazine alt&#305;n veya g&#252;m&#252;&#351;le dolunca ordu bunlarla beslenir. ordu beslenince de ticaret yollar&#305;n&#305; kontrol alt&#305;nda tutar. b&#246;ylece bir &#231;evrim (d&#246;ng&#252;) meydana getirilmi&#351; olur. yine bu karde&#351;ler &#246;zellikle d&#252;nya maden yataklar&#305;n&#305;n sabit oldu&#287;u (s&#305;n&#305;rl&#305;) bu y&#252;zden elde edilebilecek kadar &#231;ok maden kazanman&#305;n en ak&#305;ll&#305;ca i&#351; oldu&#287;u &#252;zerine tart&#305;&#351;malar yapm&#305;&#351;lard&#305;r. 

Metafizik :felsefe'nin bir dal&#305;d&#305;r. &#304;lk felsefeciler taraf&#305;ndan, "fizik bilimlerinin &#246;tesinde kalan" anlam&#305;na gelen "metafizik" s&#246;zc&#252;&#287;&#252; ile felsefeye kazand&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.


Nicelik: Say&#305;sal &#231;okluk

Nitelik: Yap&#305;sal &#231;okluk







                                                                
O 


Otokrasi: iktidar&#305;n sadece tek bir bireyde topland&#305;&#287;&#305; y&#246;netim bi&#231;imi

Oligar&#351;i: iktidar&#305;n &#231;e&#351;itli grup ve z&#252;mreler ile payla&#351;&#305;ld&#305;&#287;&#305; y&#246;netim bi&#231;imi

Oryantalizm: do&#287;u k&#252;lt&#252;r&#252;ne, dillerine ve tarihine dayanan ara&#351;t&#305;rma

Oligopolistik: tekelci z&#252;mre
Oport&#252;nist: &#304;lkeli olmayan davran&#305;&#351;; g&#252;nl&#252;k ya da bir miktar &#231;&#305;kar i&#231;in temel ilkelerden vazge&#231;me.



&#304;

&#304;lhak: i&#351;gal

&#304;ltihak: kat&#305;lma


			R

Ru&#351;eym: hen&#252;z do&#287;um, meydana gelme a&#351;amas&#305;nda olan
Revizyonizm: Marksizm ve Leninizm&#8217;deki teorik ve politik temel ilkelerin g&#246;zden ge&#231;irilmesini savunur. Alman Sosyal Demokrat Bernstein, revizyonistlerin babas&#305; say&#305;l&#305;r. Felsefe alan&#305;nda materyalizmin yerine Yeni Kant&#231;&#305;l&#305;&#287;&#305;, devrimci diyalekti&#287;in yerine de evrimcili&#287;i savunur. Ekonomik alanda ise, emek ile sermaye aras&#305;ndaki temel &#231;eli&#351;kinin, tekellerin ortaya &#231;&#305;kmas&#305;yla zay&#305;flad&#305;&#287;&#305;n&#305; ve s&#305;n&#305;fsal kar&#351;&#305;tl&#305;klar&#305;n yumu&#351;ad&#305;&#287;&#305;n&#305; ileri s&#252;rer. B&#246;ylece de kapitalizmin, evrim yoluyla a&#351;&#305;laca&#287;&#305;n&#305; ve bar&#305;&#351;&#231;&#305;l bir geli&#351;me s&#252;reciyle sosyalizme ula&#351;&#305;laca&#287;&#305;n&#305; savurun. Bu g&#246;r&#252;&#351;&#252;n temsilcilerine g&#246;re devlet, egemen s&#305;n&#305;f&#305;n bask&#305; arac&#305; de&#287;il, tarafs&#305;z bir organd&#305;r ve i&#351;&#231;i s&#305;n&#305;f&#305;n&#305;n ba&#351;ta gelen g&#246;revi, demokrasinin geni&#351;letilmesidir.
Revizyonizm, her alandaki burjuva g&#246;r&#252;&#351;lerini &#246;ne &#231;&#305;kararak, i&#351;&#231;i s&#305;n&#305;f&#305;n&#305;n kapitalist toplum d&#252;zenini a&#351;ma ve sosyalizmi kurma yolundaki devrimci m&#252;cadeleyi engellemenin yoludur. Bu yolda, sosyalist &#252;lkelerle kom&#252;nist partilerin etkisini b&#246;lme, yumu&#351;atma gibi siyasi taktik ve uygulamalar&#305;n i&#231;ine de girmi&#351;lerdir. Sosyalist sistemin da&#287;&#305;lmas&#305;n&#305;n ard&#305;ndan sivil toplumculu&#287;un de&#287;irmenine su ta&#351;&#305;maya ba&#351;lam&#305;&#351;lard&#305;r.
Rasyonalizm: Genel anlam&#305; d&#252;&#351;&#252;nceci ve metafiziktir, bilginin duyumsal yan&#305;n&#305; yads&#305;y&#305;p ussal yan&#305;n&#305; salt&#305;kla&#351;t&#305;ran ve bilgiyi sadece usun &#252;r&#252;n&#252; sayan &#246;&#287;retiler bu adla and&#305;l&#305;r. 

Reel sosyalizm: Sovyetler birli&#287;i sosyalizmi

 S

Spontane: kendili&#287;inden
	
Sek&#252;ler: din d&#305;&#351;&#305;
	
Skolastik: Skolastik felsefe, Latince k&#246;kenli schola (okul) kelimesinden t&#252;retilen scholasticus teriminden gelmektedir ve kelime anlam&#305; olarak okul felsefesi demektir. Bu anlam &#246;nemlidir, zira skolastik felsefe, orta&#231;a&#287; d&#252;&#351;&#252;ncesinde do&#287;ru'nun zaten mevcut oldu&#287;u d&#252;&#351;&#252;ncesine ve felsefenin okullarda okutularak &#246;&#287;retilmesine dayanan bir yakla&#351;&#305;m sergiler. Bu felsefenin temeli teolojidir, ona dayan&#305;r ve onu desteklemeye &#231;al&#305;&#351;&#305;r

Septisizm:&#351;&#252;phecilik veya ku&#351;kuculuk olarak da adland&#305;r&#305;lan felsefi g&#246;r&#252;&#351;.
                                                      

  T

Tahrif: bozma, orijinin de&#287;i&#351;tirilmesi

Tikel: Bir t&#252;r&#252;n b&#252;t&#252;n bireylerine de&#287;il de bir ya da birka&#231; bireyine ili&#351;kin olan.

Tro&#231;kizm: Lev Tro&#231;ki taraf&#305;ndan geli&#351;tirilen Marksist teori. Tro&#231;ki, &#246;nc&#252; partinin gereklili&#287;ine inanan bir Leninistti. Stalin'den ayr&#305;lan y&#246;n&#252;, sosyalizmin tek &#252;lkede kurulabilece&#287;i d&#252;&#351;&#252;ncesine kat&#305;lmamas&#305;, sadece d&#252;nya &#231;ap&#305;nda bir devrimin ba&#351;ar&#305;l&#305; olabilece&#287;ini d&#252;&#351;&#252;nmesiydi.


			P



Paradoks: Kendi i&#231;inde &#231;eli&#351;en
Paradigma: Yunanca paradeigma'dan gelen kavram&#305;n pop&#252;lerli&#287;ini sa&#287;layan Thomas Samuel Kuhn'dur. Bilimsel Devrimlerin Yap&#305;s&#305; adl&#305; kitab&#305;nda d&#252;&#351;&#252;nsel &#231;er&#231;eve, kuramsall&#305;&#287;&#305;n belirli bir terimi olarak ve kendisi de yirmi &#231;e&#351;it paradigmada kullanarak anlat&#305;r. Ana anlam&#305;, bir bilim &#231;evresine belli bir s&#252;re i&#231;in, bir model sa&#287;layan evrensel olarak kabul edilen bilimsel ba&#351;ar&#305;lar, olarak tan&#305;mlan&#305;r.
Pozitivizm: &#304;nsan i&#231;in olumlu ve yap&#305;c&#305; olan&#305;n sadece olgular&#305; g&#246;zlemleyerek betimlemek oldu&#287;unu ileri s&#252;ren &#246;&#287;reti...
Paralize: kitlenip kalmak









    V

Varolu&#351;&#231;uluk : iradesi ve bilinci olan insan&#305;n, irade ve bilinci olmayan nesneler d&#252;nyas&#305;na f&#305;rlat&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; savunan felsefe okulu. Varolu&#351;&#231;ulara nesnenin kendisi ile d&#305;&#351;ar&#305;dan 2. nesneler taraf&#305;ndan alg&#305;lan&#305;&#351;&#305; farkl&#305;d&#305;r. 

Vulgar: Kaba

Volantarizm: &#304;radecilik (Klasiklerde a&#351;&#305;r&#305; iradecilik anlam&#305;nda kullan&#305;l&#305;yor)


                                                            U

Uvriyerizm: i&#351;&#231;i s&#305;n&#305;f&#305; kuyruk&#231;ulu&#287;u


D&#220;ZELTME VE KATKILAR &#304;&#199;&#304;N: cerevs@gmail.com
</description>
      <pubDate>Fri, 18 Jan 2008 21:35:40 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1092915-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1092915</link>
    </item>
    <item>
      <title>Felsefe ve Siyaset okumay&#305; sevenler i&#231;in...</title>
      <description>




Okumalarda Zorlanabilece&#287;imiz Kavramlar:

&#8226;	analiz:&#231;&#246;z&#252;mleme.

&#8226;	antagonizm:uzla&#351;mazl&#305;k.


&#8226;	antinomi:ba&#351;lang&#305;&#231;ta zorunlu nedenlerle her biri do&#287;ru say&#305;lan iki &#246;nermenin mant&#305;ksal &#231;eli&#351;kisi.

&#8226;	antropomorfizm:insanbi&#231;imcilik,do&#287;an&#305;n insansal &#246;zelliklerle bezendirilmesi.


&#8226;	apriorizm:deneycilik.


&#8226;	&#231;at&#305;&#351;k&#305;:antinomi.


&#8226;	demiurgos:platon&#8217;dan beri varsay&#305;lan manevi evren yarat&#305;c&#305;s&#305;.

&#8226;	dogmatizm: a priori ilkeler, &#231;e&#351;itli dogmalar ve asla de&#287;i&#351;meyece&#287;i kabul edilen mutlak de&#287;erleri kabul eden, bu bilgilerin mutlak hakikat oldu&#287;unu, inceleme, tart&#305;&#351;ma yahut ara&#351;t&#305;rmaya ihtiyac&#305;n olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; savunan anlay&#305;&#351;a dogmatizm denir.


&#8226;	duyumculuk: deneycilik, ampirizm veya empirizm, bilginin duyumlar sayesinde ve deneyimle kazan&#305;labilece&#287;ini &#246;ne s&#252;ren g&#246;r&#252;&#351;t&#252;r. deneyci g&#246;r&#252;&#351;e g&#246;re insan zihninde do&#287;u&#351;tan bir bilgi yoktur. insan zihni, bu nedenle bo&#351; bir levha (tabula rasa) gibidir.

&#8226;	egzistansiyalizm :varolu&#351;&#231;uluk.


&#8226;	etika:t&#246;reler &#246;&#287;retisi.

&#8226;	fenomen: t&#252;rk&#231;e kar&#351;&#305;l&#305;k olarak "g&#246;r&#252;ng&#252;" kelimesi &#246;nerilmektedir. belirli bir &#351;ekilde g&#246;r&#252;n&#252;r olaylar&#305; belirtmek i&#231;in kullan&#305;lan, t&#252;rk&#231;e'de de olay anlam&#305;nda g&#252;nl&#252;k dilde kullan&#305;lan kelime. ola&#287;an olmak ya da olmamak fenomenin fenomen olmas&#305; belirlemez. buna ba&#287;l&#305; olarak ola&#287;an&#252;st&#252; bir fenomenden de, ola&#287;an bir fenomenden de bahsedilebilinir.g&#252;n&#252;m&#252;zde,&#8221;&#351;a&#351;&#305;rtan&#8221;;sosyolojik anlamda fenomen say&#305;lmakta, ba&#351;ka bir y&#246;ndense ilgi &#231;eken haber konular&#305;na fenomen &#351;eklinde yakla&#351;&#305;lmaktad&#305;r. bu anlamda kullan&#305;lan terimin a&#231;&#305;k ve genel ge&#231;erli bir tan&#305;m&#305; var g&#246;r&#252;nmemektedir.


&#8226;	f&#252;t&#252;roloji: gelecek bilimi, gelecekbilim veya gelecek &#231;al&#305;&#351;malar&#305;; gelecekte ger&#231;ekle&#351;ebilecek veya gelece&#287;e dair bilimsel, teknolojik ve sosyolojik geli&#351;meleri, ola&#287;an durumun &#351;artlar&#305; ve trendlerini temel alarak, inceleyen ve tahminler y&#252;r&#252;ten bilim dal&#305;d&#305;r.

&#8226;	ikicilik: &#8220;d&#252;alizm&#8221; terimi, felsefe ve teoloji ba&#351;ta olmak &#252;zere farkl&#305; konularda &#231;e&#351;itli doktrinlerden bahsetmek ve bunlar&#305; tan&#305;mlamak i&#231;in kullan&#305;labilir. bu doktrinlerin hepsinde iki temel maddenin (&#231;o&#287;unlukla z&#305;t) var oldu&#287;u kavram&#305; vard&#305;r. bu z&#305;tl&#305;klar, &#246;zellikle de z&#305;t g&#252;&#231;ler veya z&#305;t ontolojik veya epistemik kategoriler olabilir.


&#8226;	irrasyonel:akla ayk&#305;r&#305;

&#8226;	izomorfi:e&#351;bi&#231;imlilik,sistemlerin,nesnelerin,teorilerin yap&#305;lar&#305; bak&#305;m&#305;ndan uyu&#351;mas&#305; durumu.

&#8226;	kalk&#252;l:hesaplama.

&#8226;	kategorik:ko&#351;ulsuz olarak ge&#231;erli.

&#8226;	kesiklilik:s&#252;reksizlik,kopuk ba&#287;&#305;ml&#305;l&#305;k.

&#8226;	kolektif (toplumsal) bilin&#231;alt&#305;: genetik k&#246;klerde bulunan etmenlerin kitle psikolojisini belirlemesi etrafa sinen enerjinin birbirinden ayr&#305; bireylerde ve ayr&#305; mek&#226;n ve zamanlarda benzer d&#305;&#351;avurumlar ve d&#252;&#351;&#252;nsel y&#246;neli&#351;lerde bulunmaya iten etkileri, &#246;zellikle sanat&#231;&#305;lar. kitlenin ruhunu ve y&#246;nelimlerini hissederek yapt&#305;klar&#305; &#252;retimlerde d&#252;nyan&#305;n neresinde olurlarsa olsunlar benzer d&#305;&#351;avurumlarla ortaya koyarlar, bu toplumsal bilin&#231;alt&#305;n&#305;n bir sonucudur.

&#8226;	mah&#231;&#305;l&#305;k:ampriokritisizm ak&#305;m&#305;n&#305;n bir par&#231;as&#305; olan burjuva felsefesi. mach&#8217;a g&#246;re, evrenin bilimsel olarak anla&#351;&#305;lmas&#305;n&#305;n tek yolu duyumlard&#305;r. bilim, ancak duyumlar&#305;n&#305;n &#252;zerinde etkide bulunan olgular&#305; dikkate ald&#305;&#287;&#305;nda d&#252;nyay&#305; kavrayabilir. duyumlar&#305;n alg&#305;lad&#305;klar&#305; d&#305;&#351;&#305;nda bir &#351;ey aramak mach&#8217;a sa&#231;ma gelir ve buna kar&#351;&#305; &#231;&#305;kar. duyumlar taraf&#305;ndan verilen olaylar&#305; da sesler, kokular, ve tatlar gibi &#351;eyler olarak s&#305;ralar. &#246;rne&#287;in ona g&#246;re fizi&#287;in konusu, cisimler aras&#305;ndaki ili&#351;ki de&#287;il, duyumlar aras&#305;ndaki ili&#351;kidir. deney, bu duyumlar&#305; &#231;o&#287;altarak ger&#231;e&#287;i anlamam&#305;za yard&#305;mc&#305; olur. bilimi duyumlarda s&#305;n&#305;rlayan mach, bundan dolay&#305; &#246;zellikle ludwig boltzmann'&#305;n geli&#351;tirdi&#287;i atom teorisine, atomlar g&#246;zlenemez oldu&#287;u i&#231;in, kar&#351;&#305; &#231;&#305;kar. termodinamik, gazlar&#305;n kinetik teorisi gibi teorilere de&#351;&#252;pheyle yakla&#351;m&#305;&#351;t&#305;r.

&#8226;	malt&#252;s&#231;&#252;l&#252;k: (malthus)bu fikre g&#246;re uygun &#351;artlarda her hangi bir pop&#252;lasyon, besin maddelerinin art&#305;&#351;&#305;ndan daha h&#305;zl&#305; bir oranda artar ve b&#246;ylece zamanla ki&#351;i ba&#351;&#305;na d&#252;&#351;en besin miktar&#305; azal&#305;r. toplumda liberal bir anlay&#305;&#351;&#305;n hakim olmas&#305; gereklili&#287;ini savunan g&#246;r&#252;&#351;, fakir halk kesimlerine yap&#305;lan (&#246;zellikle kamusal) yard&#305;m programlar&#305;na kar&#351;&#305; &#231;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. her t&#252;rl&#252; toplumsal m&#252;dahaleye ve yard&#305;ma muhalif olmu&#351;tur.

&#8226;	mant&#305;ksal amprizm:pozitivizm.

&#8226;	monizm:her &#351;eyin bir tek zorunlulu&#287;un, ilkenin, madde veya enerjiden oldu&#287;unu iddia eden metafiziksel ve teolojik g&#246;r&#252;&#351;t&#252;r.monizm, mutlak olarak iki t&#252;r madde (veya zorunluluk, ilke) oldu&#287;unu ileri s&#252;ren dualizmden ve mutlak olarak bir&#231;ok t&#252;rde madde (veya zorunluluk, ilke) oldu&#287;unu ileri s&#252;ren pluralizmden ayr&#305;lmaktad&#305;r.

&#8226;	nedensellik:genel olarak nedensellik ilkesi olarak bilinen ve olay ve olgular&#305;n birbirine belirli bir &#351;ekilde ba&#287;l&#305; olmas&#305;, her &#351;eyin bir nedeni olmas&#305; ya da her &#351;eyin bir nedene ba&#287;lanarak a&#231;&#305;klanabilir olmas&#305; ya da belli nedenlerin belirli sonu&#231;lar&#305; yarataca&#287;&#305;, ayn&#305; nedenlerin ayn&#305; ko&#351;ullarda ayn&#305; sonu&#231;lar&#305; verece&#287;i iddias&#305;n&#305; i&#231;eren felsefe terimi.

&#8226;	nesnellik:yayg&#305;n olarak her t&#252;r &#246;znel etki ve &#246;&#287;elerden ba&#287;&#305;ms&#305;z olabilme durumunu ifade etmek icin kullan&#305;lan bir terimdir. nesnel bilginin temellendirilmesinde ileri s&#252;r&#252;len arg&#252;malar ayn&#305; &#351;ekilde burada da ge&#231;erlidir. nesnellikten kastedilen, &#246;zneden kesin bir &#351;ekilde ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;kt&#305;r, daha do&#287;ru bir de&#287;i&#351;le &#246;znenin (t&#252;m &#246;znellilerinin &#246;tesinde kalarak) birebir nesnenin kendisine uygunlu&#287;udur. bunun nas&#305;l olabildi&#287;i, kuramsal d&#252;zlemde a&#231;&#305;k de&#287;ildir; dolay&#305;s&#305;yla da bu haliyle nesnellik bir varsay&#305;mdan ibarettir.

&#8226;	nihilizm:hi&#231;&#231;ilik.

&#8226;	nominalizm:(adc&#305;l&#305;k)kavramlar&#305;n, s&#246;zc&#252;klerin, tan&#305;mlar&#305;n, tasar&#305;mlar&#305;n, hatta konu&#351;ulan dillerin ger&#231;ek ya da nesnel hi&#231;bir varl&#305;&#287;&#305;n&#305;n veya anlam&#305;n&#305;n bulunmad&#305;&#287;&#305;n&#305; &#246;ne s&#252;ren felsefe anlay&#305;&#351;&#305;.

&#8226;	otomasyon: otomasyon, bir i&#351;in insan ile makine aras&#305;nda payla&#351;ilmas&#305;d&#305;r. toplam i&#351;in payla&#351;im y&#252;zdesi otomasyonun d&#252;zeyini belirler. insan g&#252;c&#252;n yo&#287;un oldu&#287;u otomasyon sitemleri yar&#305; otomasyon, makinenin yo&#287;un oldu&#287;u sitemlerde tam otomasyon olarak adland&#305;r&#305;l&#305;rlar.

&#8226;	&#246;nerme:&#8221;mant&#305;kta&#8221;, &#246;ne s&#252;r&#252;len bir ifadenin, de&#287;eri ya do&#287;ru ya da yanl&#305;&#351; olmak zorunda olan i&#231;eri&#287;ine denir.

&#8226;	&#246;rg&#252;t:te&#351;kilat, organizasyon. belirli bir ama&#231; ya da ama&#231; grubuna y&#246;nelik, birbiriyle ba&#287;lant&#305;l&#305; eylemlerin ger&#231;ekle&#351;tirilmesi i&#231;in bireylrin &#246;nceden belirlenmi&#351; davran&#305;&#351; kal&#305;plar&#305;, g&#246;revler ve sorumluluklar &#231;er&#231;evesinde bir araya gelmesiyle olu&#351;an, tamamlay&#305;c&#305; ve s&#252;reklilik g&#246;steren toplumsal yap&#305;lanmad&#305;r.

&#8226;	ploralizm:&#231;o&#287;ulculuk.

&#8226;	pasifizm:bar&#305;&#351; parolas&#305; alt&#305;nda sava&#351;&#305;n t&#252;m bi&#231;imlerine kesinlikle kar&#351;&#305; &#231;&#305;kan burjuva ideolojisi.

&#8226;	politoloji:g&#252;n&#252;m&#252;zde burjuva siyasal biliminin ad&#305;.

&#8226;	prognos:bilimsel tahmin.

&#8226;	sans&#252;alizm:duyumculuk.

&#8226;	solipsizm:tekbencilik.idealizmin bilgi teorisi ile ilgili g&#246;r&#252;&#351;&#252;.yaln&#305;zca &#8220;ben&#8221;in varl&#305;&#287;&#305;n&#305; tan&#305;r.

&#8226;	teleoloji:t&#252;m do&#287;a fenomenlerinin bir uyum i&#231;inde bir amaca hizmet i&#231;in varolduklar&#305;n&#305; savunan idealist g&#246;r&#252;&#351;.

&#8226;	tema&#351;ac&#305;:durdu&#287;u yerden seyredici.yaln&#305;z yorumlay&#305;c&#305;.

&#8226;	teori: kuram veya teori, sistemli bir bi&#231;imde d&#252;zenlenmi&#351; bir&#231;ok olay&#305; a&#231;&#305;klayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar b&#252;t&#252;n&#252;d&#252;r.


KATKI VE D&#220;ZELTMELER &#304;&#199;&#304;N:cerevs@gmail.com



</description>
      <pubDate>Fri, 18 Jan 2008 21:34:47 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1092912-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1092912</link>
    </item>
    <item>
      <title>Newroz mu? Nevruz mu?</title>
      <description>Biliyorum daha var.ancak akl&#305;ma tak&#305;lan beni sinir eden bir mevzuyu yazay&#305;m dedim bug&#252;n.yani asimilasyon,yok sayma,yok etme politikas&#305;n&#305;n bir uzant&#305;s&#305; olarak ezdi&#287;i ulusun geleneklerini sanki kendininmi&#351; gibi g&#246;stermeye &#231;al&#305;&#351;an egemen ulus,egemen s&#305;n&#305;f,burjuva ideolojisi politikalar&#305;&#8230;

&#214;ncelikle Newroz nedir?

Newroz, K&#252;rt halk&#305;n&#305;n demirci Kawa &#246;nderli&#287;inde Dehak zulm&#252;ne isyan ate&#351;ini tutu&#351;turdu&#287;u ve zaferle ta&#231;land&#305;rd&#305;&#287;&#305; g&#252;nd&#252;r .New: Yeni, Roz: g&#252;n, "Yenig&#252;n" anlam&#305;na gelir .Bahar yeniliktir . Hareketlilik ve canl&#305;l&#305;kt&#305;r k&#305;&#351;&#305;n tembellli&#287;in,monotonlu&#287;unun ve donuklu&#287;unun silkini&#351;idir.Bahar mevsimi m&#252;cadele ve ba&#351;kald&#305;r&#305; g&#252;nleriyle doludur.Aradan 2616 y&#305;l ge&#231;mesine ra&#287;men, direni&#351; &#246;z&#252;n&#252; kaybetmeksizin her 21 Mart g&#252;n&#252; co&#351;kuyla K&#252;rt ve &#304;ran halklar&#305;nca kutlanan Newroz, halklar&#305;n &#246;zg&#252;rl&#252;ge olan &#246;zlemini ve inanc&#305;n&#305; da ta&#351;&#305;r y&#252;zy&#305;llard&#305;r&#8230;

Peki Nevruz nedir?veya ne oldu&#287;u iddia edilir?

&#8220;Nevruz, T&#252;rk d&#252;nyas&#305;n&#305;n kuzeyinden g&#252;neyine, bat&#305;s&#305;ndan do&#287;usuna kadar uzanan engin co&#287;rafyada ya&#351;ayan topluluklar&#305;n pek &#231;o&#287;u taraf&#305;ndan yayg&#305;n olarak kutlanan bahar bayram&#305;d&#305;r.B&#252;t&#252;n bayramlar&#305;n din&#238; ve mill&#238; bir inan&#305;&#351;tan, o toplumu ilgilendiren ortak bir hat&#305;radan, geleneklerden, duygulardan ve tabiat&#305;n insanlara tesir eden bir olay&#305;ndan do&#287;du&#287;una inan&#305;l&#305;r.&#8221;

Ve hatta&#8230;
"... Y&#252;ce G&#246;ktanr&#305;'n&#305;n ilk defa g&#252;rledi&#287;i, ya&#287;&#305;z yer, altm&#305;&#351; t&#252;rl&#252; &#231;i&#231;eklerle ilk defa bezendi&#287;i, altm&#305;&#351; t&#252;rl&#252; hayvan s&#252;r&#252;lerinin ilk defa ki&#351;nedi&#287;i ve meledi&#287;i zaman sen (T&#252;rk'&#252;n Atas&#305;) yarad&#305;ld&#305;n!"

!!!

&#351;imdi a&#231;&#305;k&#231;as&#305; ben bunu ayd&#305;nlatmak i&#231;in yazm&#305;&#351;sam da e&#287;er yanl&#305;&#351; biliyorsam ayd&#305;nlat&#305;n l&#252;tfen.bu h&#305;rs&#305;zl&#305;k de&#287;il mi?bu asimilasyon de&#287;il mi?

&#214;zellikle K&#252;rt arkada&#351;lar&#305;n da yorumlar&#305; konuyu daha fala ayd&#305;nlatabilir.zira bir Yunanistan G&#246;&#231;meni olarak yanl&#305;&#351; bilgi de vermek istemem&#61514;

K&#252;rt tarihinde Newroz Bayram&#305;n&#305;n &#231;&#305;k&#305;&#351;&#305; ve tarihi bir ka&#231; &#351;ekilde anlat&#305;lmaktad&#305;r. B.Nikitin, Newroz'un ) tarihinin &#231;ok eski y&#305;llara dayand&#305;&#287;&#305;n&#305; ve mitolojik bir kabukta, somut tarihi olaylann sakl&#305; oldu&#287;unu ve onu efsanele&#351;tirdi&#287;ini belirtiyor. Yaz&#305;l&#305; kan&#305;tlar&#305;n &#231;ok az oldu&#287;u d&#246;nemlerde Newroz'un tarihsel geli&#351;imini sag&#305;&#305;kl&#305; bir &#351;ekilde yazmak tarih&#231;ileri zorlam&#305;&#351;br .K&#252;rt tarih&#231;ileri, K&#252;rtlerin en eski dini olan Zerd&#252;&#351;t'&#252;n Kitab&#305; Zendavester'de, Firdevs'in &#350;erefnam&#305;sinde &#214;mer Hayyam'&#305;n Newroz namesinde ve &#350;erefxan'&#305;n &#350;erefnam&#305;sinde ve g&#252;n&#252;m&#252;zde &#231;e&#351;itli yaz&#305;l&#305; eserlerde Newroz de&#287;i&#351;ik &#351;ekillerde i&#351;lenmi&#351;, bug&#252;ne ta&#351;&#305;nm&#305;&#351;t&#305;r . 
Bir efsaneye g&#246;re, M.O. 612 y&#305;l&#305;nda Asur &#304;mparatorlugu Mezopotamya halklar&#305;na, K&#252;rtlerin atalar&#305; olan Medlere, lran'l&#305;lar&#305;n atalar&#305; Perslere, Ermenilerin atalar&#305; Urartulara ve &#351;imdi soylar&#305; t&#252;kenen Hurilere, Babillere, Elaml&#305;lara &#231;ok zul&#252;m yap&#305;yordu. Med Generali Keyasker t&#252;m halklar&#305;n da deste&#287;ini alarak Asur zulm&#252;ne ve zalim Dehak'a kar&#351;&#305; ayaklan&#305;r. 21 Mart 612 y&#305;l&#305;nda Asurlular&#305;n ba&#351;kenti Ninova'y&#305; ku&#351;at&#305;r .Zalim Kral Dehak'&#305; saray&#305;yla birlikte yakar . Keyasker'e eski Med ve Pers dilinde "lider, &#246;nder, komutan, Ozan" anlam&#305;na gelen ''Kawa'' denilir. Bu g&#252;nden sonra, b&#252;t&#252;n Mezopotamya halklar&#305; &#246;zg&#252;r olur.Ve bug&#252;ne K&#252;rt&#231;e ''Newroz'' (yenig&#252;n) derler.Her 21 Mart g&#252;n&#252; zalim Dehak'&#305;n saray&#305;n&#305; yakan ate&#351;i  yak&#305;p Newroz'u bir bayram olarak kutlarlar. 
Ba&#351;ka bir efsaneye g&#246;re, M.&#214;. 1896 y&#305;l&#305;ndan 1176 y&#305;l&#305;na kadar egemenlik kurmu&#351; olan Kassitli K&#252;rtler, egemenliklerinin ilk y&#305;llar&#305;nda Babil'i ikinci kez i&#351;gal  ediyorlar. S&#246;ylenceye g&#246;re, Kral Cem&#351;id bir taht &#252;zerinde K&#252;rt kenti olan Demawed'den Babil'e g&#246;t&#252;r&#252;l&#252;rken, y&#252;z&#252; o kadar parl&#305;yor ki, halk onu  g&#252;ne&#351;e benzetir ve g&#246;k iki g&#252;ne&#351; g&#246;rd&#252; derler , bug&#252;ne  Newroz denir. Cem&#351;id'in Babil'e girdi&#287;i g&#252;n 21 Mart't&#305;. Bug&#252;n her y&#305;l bayram olarak kutlan&#305;r. Bununla ba&#287;lant&#305;l&#305; olarak bir ba&#351;ka s&#246;ylence de &#351;&#246;yle: Cem&#351;id'den itibaren kutlanan Newroz . t&#244;renlerinde K&#252;rtlerin ate&#351;e bag&#305;&#305;l&#305;klar&#305; nedeniyle ,da&#287;larda, alanlarda ate&#351;ler yak&#305;l&#305;r , oyunlar oynan&#305;r . M.&#214;. 612 y&#305;l&#305;nda Demirci Kawa her y&#305;l kutlanan bayramlardan yararlan&#305;p, bayram i&#231;in toplanan halk&#305;n varl&#305;&#287;&#305;ndan yola &#231;&#305;karak da&#287;larda Newroz ate&#351;i yakt&#305;r&#305;p , isyan&#305; ba&#351;latm&#305;&#351;t&#305;r .Aradan ge&#231;en zaman i&#231;inde Newroz bayram&#305; ile bu ba&#351;kald&#305;r&#305; birle&#351;tirilmi&#351;tir. Firdevs'in &#350;eyhnam&#305;sine (974-999 y&#305;llar&#305;nda yaz&#305;lm&#305;&#351;) g&#246;re, zalim Asur Kral&#305; Dehak'&#305;n omuzunda iki y&#305;lan &#231;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r .Onlara her g&#252;n iki K&#252;rt gencinin beyninin verilmesini Dehak'&#305; etkisi alt&#305;na alan bir ifrit &#351;eytan &#246;nerir. Ve her g&#252;n iki K&#252;rt gencinin beyni bu y&#305;lanlara yedirilir .Ancak, insaf sahibi baz&#305; ki&#351;iler-bir s&#246;ylenceye g&#246;re Demirci Kawa-bir s&#252;re sonra ikinci beyin olarak kestikleri hayvan beynini vererek zulm&#252; yumu&#351;atmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;rlar .Ka&#231;&#305;rd&#305;klar&#305; ikinci genci d&#287;l&#305;ara yollarlar. l&#351;te bu da&#287;larda toplananlar K&#252;rt halk&#305;n&#305; olu&#351;turmu&#351;lard&#305;r.
Demirci Kawa da beyinleri Dehak'&#305;n y&#305;lanlar&#305;na yedirilen 17 K&#252;rt gencinin babas&#305;d&#305;r .Y akalanan 18.o&#287;lunu kurtarmak i&#231;in Dehak'&#305;n saray&#305;n&#305; basar.  &#350;eyhnam&#305;ye g&#246;re, Kawa saraydan &#231;&#305;karken sar&#305;- k&#305;rm&#305;z&#305;-ye&#351;il renkli deri &#246;nl&#252;&#287;&#252;n&#252; isyan bayra&#287;&#305; olarak  kulan&#305;r. lsyan zaferle sonu&#231;lan&#305;r, y&#246;netim Feridun'a (Med Kral&#305;) teslim edilir.Med yenilgisinden sonra bu  bayrak lran'a g&#246;t&#252;r&#252;l&#252;r ve bir an&#305; olarak saklan&#305;r. .&#304;s1amiyete kadar gelip ge&#231;en hanedanl&#305;klar &#231;e&#351;itli m&#252;cevherlerle bayra&#287;&#305; s&#252;sler, lslamiyetin yay&#305;lmas&#305;yla birlikte bayra&#287;&#305;n &#252;zerindekiler ganimet olarak askerler tarf&#305;ndan payla&#351;&#305;l&#305;rken, bayrak da yak&#305;l&#305;r. 1990 Mart'&#305;nda devlet "T&#252;rk Bayram&#305;'' ad&#305; alt&#305;nda Newroz'u valiliklerce t&#246;renlerle "kutla''maya ba&#351;lad&#305;. Yine o bayatlam&#305;&#351; takti&#287;i ileri s&#252;rd&#252;ler .Ne de olsa devlet g&#252;&#231;l&#252;yd&#252; ve bir avu&#231; e&#351;kiyaya pirim veremezdi (!) ( Fa&#351;ist dik&#252;tat&#246;rl&#252;k Newroz'un &#246;z&#252;n&#252; bo&#351;altma,  pasifize etmek ve onun Misak-&#305; Milli s&#305;n&#305;rlar&#305;na zarar vermesini engellemek ve ne kadar demokrat (!) ( olduklar&#305;n&#305; kan&#305;tlamak i&#231;in b&#246;yle bir manevraya ) giri&#351;ip Newroz'un &#246;z be &#246;z T&#252;rk bayram&#305; oldu&#287;u demagojisini ileri s&#252;rd&#252;.S&#246;z&#252;mona, T&#252;rkler Orta  Asya'da Ergenekon da&#287;&#305;nda mahsur kald&#305;klar&#305;nda, tam  nesilleri t&#252;kenmek &#252;zereyken Asena'' ad&#305;ndaki bir kurt &#231;&#305;ka gelmi&#351; ve 21 Mart g&#252;n&#252; T&#252;rklerin atalar&#305;na  yol g&#246;stererek Anadolu'ya getirmi&#351; ve T&#252;rkler, o g&#252;nden beri 21 Mart'&#305; T&#252;rk bayram&#305; olarak  kutluyorlarm&#305;&#351;. Ancak, y&#252;zy&#305;lardan beri bu bayram&#305; ; illegal kutluyor olacaklar ki, kimse de duyamam&#305;&#351;! 
Diktat&#246;rl&#252;&#287;&#252;n bu manevras&#305; da s&#246;kmedi,.Bu komedya&#8217;ya T&#252;rk halk&#305; da inanmad&#305;.

</description>
      <pubDate>Tue, 25 Dec 2007 21:13:15 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1042935-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1042935</link>
    </item>
    <item>
      <title>&#350;izofreni</title>
      <description>telefonum &#231;al&#305;yor.saat gecenin d&#246;rd&#252;...bak&#305;yorum.rehberrden sildi&#287;im ama akl&#305;mdan silemedi&#287;im o numara.teredd&#252;t ediyorum ama a&#231;&#305;yorum.akl&#305;mdan silemedi&#287;im ki&#351;i kar&#351;&#305;mda.&#246;z&#252;r diliyor,yalvar&#305;yor telefonda.&#351;oka u&#287;ram&#305;&#351; gibiyim.bu beni aldatan kad&#305;n de&#287;il mi???ama o kadar &#231;ok par&#231;am kalm&#305;&#351; ki onda.geliyorum diyor,gel diyorum.gel.affetmek olgusu sevdaya yenik d&#252;&#351;&#252;yor.ahlaks&#305;zl&#305;k bi&#231;ti&#287;imiz aldatmalar tutkunun alt&#305;nda eziliyor.sonra sabah...hat&#305;rl&#305;yor,ilk i&#351; telefona bak&#305;yorum.b&#246;yle bir kay&#305;t yok!!!b&#246;yle bir numara aramam&#305;&#351;.daha do&#287;rusu son 20 g&#252;nde arayan yaln&#305;z &#252;&#231; numara var;banka,ev,i&#351;...b&#246;yle bir g&#246;r&#252;&#351;me ger&#231;ekte hi&#231; olmam&#305;&#351;.belki de kendimden &#246;d&#252;n vererek affetti&#287;im kad&#305;n asl&#305;nda benden hi&#231; &#246;z&#252;r dilememi&#351;.saat 4te telefon hi&#231; &#231;almam&#305;&#351;.ama ben a&#231;&#305;p konu&#351;mu&#351;um.&#246;yle ger&#231;ekti ki...uykuda de&#287;ildim.bu d&#252;ped&#252;z hal&#252;sinasyon.insan beyni bu kadar kapsaml&#305; oyunlar oynayabilir mi?cevap:evet...
doktor bey:xanax l&#252;tfen...</description>
      <pubDate>Wed, 19 Dec 2007 17:26:28 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1031815-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1031815</link>
    </item>
    <item>
      <title>Haf&#305;zalara Kaz&#305;nan Film Replikleri Vol.2</title>
      <description>"&#350;eytanla dans edersen &#351;eytan degi&#351;mez; seni degi&#351;tirir..."

 --8mm

"Kim ne derse desin, kelimeler ve fikirler d&#252;nyay&#305; de&#287;i&#351;tirebilir."

-- Deat Poets Society

"Bir tarladaki mor renkli &#231;i&#231;eklerin yan&#305;ndan ge&#231;ip de onlar&#305; farketmemek Tanr&#305;'y&#305; sinirlendirir."

 -- The Color Purple

"Bir&#351;eye ger&#231;ekten sahip olmak istiyorsan b&#305;rak gitsin. Dola&#351;&#305;p sana geri d&#246;n&#252;yorsa, art&#305;k sonsuza dek senindir. Aksi halde, ba&#351;&#305;ndan beri senin de&#287;ilmi&#351; zaten."

 -- Indecent Proposal

"Insanlar sadece insand&#305;r. Sadece i&#231;lerinde ya&#351;ayan hayvanlar vard&#305;r."

 -- U-Turn

"Hala o iki Italyan bayan&#305;n ne soyledi&#287;i hakkinda fikrim yok. Do&#287;rusunu isterseniz, bilmek de istemiyorum. Baz&#305; &#351;eylerin s&#246;ylenmemesi daha iyidir. S&#246;yledikleri seyin, kelimelerin ifade edemeyece&#287;i kadar g&#252;zel ve kalbinizi s&#305;zlatacak kadar duygulu bir&#351;ey oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;nmek istiyorum." 

-- The Shawshank Redemption

"A&#351;k bir may&#305;n tarlas&#305; gibidir; bir ad&#305;m atar ve par&#231;alara da&#287;&#305;l&#305;rs&#305;n&#305;z. Kendinizi toparlar sonra aptalca bir ad&#305;m daha atars&#305;n&#305;z. San&#305;r&#305;m bu insan&#305;n do&#287;as&#305;nda var, yaln&#305;z kalmaktansa par&#231;alara da&#287;&#305;lmay&#305; tercih ediyoruz."

 -- Love and Sex

"V&#252;cudundan kurtul, sadece zihnin ve ruhunla ya&#351;a, o zaman toprak alt&#305;nda da nefes alabilirsin." 

-- D&#252;nyay&#305; Kurtaran Adam

"Bir kad&#305;nla 12 y&#305;l evli kald&#305;ktan sonra, kahvalt&#305; masas&#305;na oturup, &#351;ekeri uzat&#305;r m&#305;s&#305;n? ... bu arada, ben bo&#351;anmak istiyorum, diyemezsin. Bu o kadar kolay degil." 

-- The Apartment

"G&#246;zlerin nefretle dolu. Bu g&#252;zel. Nefret insani canl&#305; tutar." 

-- Ben-Hur

"Herkes... Herkes cennete ula&#351;mak icin &#246;nce cehennemden ge&#231;melidir."

-- Cape Fear

"&#220;zerinde durdu&#287;unuz kaya yuvarlanmaya ba&#351;larsa atlay&#305;n. Yoksa siz de onunla birlikte yuvarlanip ezilirsiniz. Sadece aptallar kayan&#305;n &#252;zerinde durmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;rlar..."

 &#8211; Ran

"Eger sevdigimiz kisiler bizlerden calinmissa, onlari uzun yasatmanin yolu, onlari sevmekten asla vazge&#231;memektir. Binalar yanar, insanlar &#246;l&#252;r ama gercek ask &#246;l&#252;ms&#252;zd&#252;r.."

-- The Crow

"Birg&#252;n g&#252;&#231;l&#252; bir ya&#287;mur ya&#287;acak ve caddelerdeki t&#252;m bu pislikleri temizleyecek"

-- Taxi Driver

"Hayatta g&#252;vendi&#287;im sadece iki ki&#351;i var. Birisi kendim, di&#287;eri ise sen de&#287;ilsin."

 -- Con Air

"Ayda 500 dolara herkesi &#246;ld&#252;rebilirim. Ama &#351;unu unutma ki, seni &#246;ld&#252;rmek i&#231;in para istemem"

-- The Last Samurai

"T&#252;m umudunuzu kaybetmek &#246;zg&#252;rl&#252;kt&#252;r...Anlat&#305;c&#305; &#8211;"

Fight Club

"Zaman en iyi yazard&#305;r. Her zaman m&#252;kemmel sonu yazar." 

--"Limelight"

"Tanr&#305;'yla konu&#351;mak mi istiyorsun? O zaman beraber gidip onu g&#246;relim, yapacak daha iyi bir i&#351;im yok... &#8220;

--Indiana Jones

</description>
      <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 21:07:14 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1030151-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1030151</link>
    </item>
    <item>
      <title>Haf&#305;zalara Kaz&#305;nan Film Replikleri</title>
      <description>Bizim neslimiz B&#252;y&#252;k Depresyon'u ya da B&#252;y&#252;k Sava&#351;'&#305; ya&#351;amad&#305;. Bizim sava&#351;&#305;m&#305;z ruhsal bir sava&#351;. Bizim depresyonumuz kendi hayatlar&#305;m&#305;z...
Tyler Durden
"Fight Club - D&#246;v&#252;&#351; Klub&#252;" 

Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanr&#305;lar&#305;, rock y&#305;ld&#305;zlar&#305; olaca&#287;&#305;m&#305;za inanarak b&#252;y&#252;d&#252;k, ama olmayaca&#287;&#305;z. &#350;imdi bunu anlamaya ba&#351;l&#305;yoruz...
Tyler Durden
"Fight Club - D&#246;v&#252;&#351; Klub&#252;"


&#214;l&#252;ler tek bir &#351;eyi bilirler: Hayatta olmak daha iyidir.
Er Joker
"Full Metal Jacket"

Hayatta yapt&#305;klar&#305;m&#305;z, sonsuzlukta yank&#305;lan&#305;r...
Maximus
"Gladiator - Gladyat&#246;r" 

Konu duygular oldu&#287;unda, b&#252;y&#252;k kahramanlar bile aptalca davranabilirler...
Sir Te
"Crouching Tiger Hidden Dragon - Kaplan ve Ejderha"

O m&#252;kemmel de&#287;il. Sen de m&#252;kemmel de&#287;ilsin. As&#305;l soru birbiriniz i&#231;in m&#252;kemmel olup olmad&#305;&#287;&#305;n&#305;z...
Sean
"Good Will Hunting - Can Dostum" 

Kim ne derse desin, s&#246;zc&#252;kler ve d&#252;&#351;&#252;nceler d&#252;nyay&#305; de&#287;i&#351;tirebilir.
John Keating
"Dead Poets Society - &#214;l&#252; Ozanlar Derne&#287;i" 

Bazen senle hi&#231; tan&#305;&#351;mam&#305;&#351; olmay&#305; diliyorum. &#199;&#252;nk&#252; tan&#305;&#351;mam&#305;&#351; olsayd&#305;k, geceleri yatarken d&#252;nyada senin gibi biri oldu&#287;unu bilmeden uyuyabilirdim...
Lambeau
"Good Will Hunting - Can Dostum" 

Kar&#305;m beni i&#231;ki i&#231;ti&#287;im i&#231;in mi terketti yoksa kar&#305;m beni terketti&#287;i i&#231;in mi i&#231;meye ba&#351;lad&#305;m hat&#305;rlam&#305;yorum...
Ben Sanderson
"Leaving Las Vegas - Elveda Las Vegas"


E&#287;er yan&#305;tlar&#305;m seni korkutuyorsa, o zaman korkutucu sorular sormaktan vazge&#231;melisin...
Jules Winnfield
"Pulp Fiction - Ucuz Roman"

Bu a&#231;&#305;klanamaz, ama hissedersin. Hayat&#305;n boyunca d&#252;nyayla ilgili baz&#305; &#351;eylerin yanl&#305;&#351; oldu&#287;unu hissetmi&#351;sindir. Ne oldu&#287;unu bilmezsin, ama o ordad&#305;r; beynine saplanm&#305;&#351; bir k&#305;ym&#305;k par&#231;as&#305; gibi... Seni deli eder...
Morpheus
"The Matrix"


Ernest Hemingway, "D&#252;nya g&#252;zel bir yer ve de u&#287;runa sava&#351;maya de&#287;er" demi&#351;. Ben c&#252;mlenin ikinci yar&#305;s&#305;na kat&#305;l&#305;yorum.
William Sommerset
"Seven - Yedi" 

Her zaman, ger&#231;ek bir "hi&#231;kimse" olmaktansa, sahte bile olsa "biri" olman&#305;n daha iyi olaca&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nm&#252;&#351;&#252;md&#252;r...
Tom Ripley
"The Talented Mr. Ripley - YetenekliBay Ripley"


En heybetli d&#252;&#351;&#252;nceler bile &#231;ok s&#305;k duyuldu&#287;unda g&#252;l&#252;n&#231; olurlar.
Pablo Neruda
"Il Postino - Postac&#305;"

Kibir, benim en g&#246;zde g&#252;nah&#305;md&#305;r.
John Milton
"&#350;eytan&#305;n Avukat&#305;"

Her sokak k&#246;&#351;esinde, her evde, &#246;l&#252;mc&#252;l bir g&#252;nah g&#246;r&#252;yoruz ve ho&#351;g&#246;r&#252;yoruz. Ho&#351;g&#246;r&#252;yoruz &#231;&#252;nk&#252; s&#305;radan, &#231;&#252;nk&#252; ola&#287;an. Sabah, &#246;&#287;le ve ak&#351;am ho&#351;g&#246;r&#252;yoruz. Hay&#305;r, art&#305;k olmaz. Ben &#246;rnek oluyorum ve yapt&#305;&#287;&#305;m &#351;ey &#351;a&#351;&#305;rtacak, incelenecek ve izlenecek... Sonsuza dek..."
John Doe
"Seven - Yedi"


K&#252;&#231;&#252;k k&#305;z &#231;ocu&#287;u:
- Bizi canavarlardan kurtaracak m&#305;s&#305;n?
Riddick:
- Canavar benim.
"The Chronicles Of Riddick"


Anna Scott: Can I stay for a while?
William: You can stay forever.
"Notting Hill"

&#214;ld&#252;rmek, sigara i&#231;meye benzemez. Onu b&#305;rakamazs&#305;n.
Catherine Tramell
"Basic Instinct -Temel &#304;&#231;g&#252;d&#252;"

Ad&#305;m Maximus Decimus Merdius. Kuzey ordular&#305; kumandan&#305;, Felix Lejyonlar&#305;'n&#305;n generali,ger&#231;ek imparatorun sad&#305;k hizmetkar&#305;, Marcus Aurelius. Katledilmi&#351; bir erkek &#231;ocu&#287;un babas&#305;, katledilmi&#351; bir kad&#305;n&#305;n
kocas&#305; ve bu hayatta ya da di&#287;er hayatta al&#305;nacak bir &#246;c&#252; olan Maximus!!!
"Gladiator - Gladyat&#246;r" 

Parmak g&#246;ky&#252;z&#252;n&#252; g&#246;sterirken sadece aptallar parma&#287;a bakar..
"Amelie"</description>
      <pubDate>Mon, 17 Dec 2007 18:30:58 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1027971-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1027971</link>
    </item>
    <item>
      <title>&#199;ok Fena Yazas&#305;m Var Bug&#252;n</title>
      <description>         Yine eme&#287;imi satt&#305;&#287;&#305;m g&#252;nlerden biri...Ben eme&#287;imi devlete,e&#287;itim g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m &#252;niversiteye sat&#305;yorum.Yemem,i&#231;mem,gezmem ve ertesi g&#252;n tekrar i&#351;e gelecek motivasyonu sa&#287;lamam i&#231;in onlar da bana nacizane bir "har&#231;l&#305;k" &#246;d&#252;yorlar.Ertesi g&#252;n i&#351;e gelmem &#246;nemli &#231;&#252;nk&#252; onlar i&#231;in...Kitaplar&#305; ta&#351;&#305;yacak hamallara ihtiya&#231;lar&#305; var...Yaka    kartl&#305;,d&#252;zg&#252;n tra&#351;l&#305;,g&#252;lery&#252;zl&#252; hamallar...

    kitap diz,kitap ta&#351;&#305;,

    az biraz da ayak i&#351;i,

    sen &#351;ansl&#305;m&#305;s&#305;n ki i&#351;&#231;i?

    k&#305;rd&#305;n m&#305; ki zincirlerini???


         K&#252;t&#252;phanede tarih kitaplar&#305; var,yazmaz burjuva kemali,Suphileri...Bizi makinala&#351;t&#305;rd&#305;klar&#305; yetmiyormu&#351; gibi,kahramanl&#305;k destanlar&#305; pohpohlay&#305;p s&#246;m&#252;r&#252;c&#252;lere raflar dolusu;inanmam&#305;z&#305; beklerler "ki&#351;isel geli&#351;im"e,"k&#305;sa yoldan CEO olman&#305;n yollar&#305;" (1) na...Lenin'in,Stalin'in,Che'nin cani,zorba oldu&#287;unu yazan onlarca kitap...tonlarca ta&#351; y&#305;&#287;&#305;n&#305;...ama sevdi&#287;im bir raf var k&#252;t&#252;phanede...150000 kitab&#305;n 1000i var bu rafta.bo&#351; vakitlerimde o rafa gider seyrederim uzun uzun,beklerim umutla birileri gelir diye...Sakall&#305; amcamlar&#305;n (2) kitaplar&#305; vard&#305;r bu rafta.kimse dokunmasa da benden ba&#351;ka,severim o raf&#305; usulca.hayatlar&#305;n&#305; "ki&#351;isel geli&#351;im"e adam&#305;&#351; onlarca bo&#351; zihin;inan&#305;rlar ba&#351;kalar&#305;n&#305; ezerek y&#252;kselmek gerekti&#287;ine.ve o raf bo&#351; kal&#305;r hep...

         Sakall&#305;  amcam hep "bu d&#252;zende &#231;al&#305;&#351;anlar bir&#351;ey elde etmez,elde edenlerse &#231;al&#305;&#351;mazlar" (3) derdi...Do&#287;ru s&#246;ylermi&#351; o amcam.Burjuvalar yak&#305;nda zincirlerimizi de parayla satmaya ba&#351;layacaklar bizlere...S&#246;m&#252;r&#252; bol,ama ses yok hala..."Uyan art&#305;k esirler d&#252;nyas&#305;" (4) diye hayk&#305;ras&#305;m var.bizim rekt&#246;r unak&#305;tanla yeme&#287;e &#231;&#305;km&#305;&#351;m&#305;&#351;...bilmezler ki o yedikleri senin hakk&#305;n..."Burjuvalar onlar&#305; ast&#305;&#287;&#305;m&#305;zda iplerini bize kendileri satacaklar" (5) derdi di&#287;er amcam.pos b&#305;y&#305;klar&#305; vard&#305;.biz "en sa&#287;&#305;r kulaklara sevdalar f&#305;s&#305;ldaya dural&#305;m" (6) onlar yiyorlar t&#305;ka basa.bizim arkada&#351;lar grup kurdu.bi &#351;ark&#305;lar&#305; var "y&#305;kal&#305;m bu k&#246;hne d&#252;zeni biz ba&#351;ka alem isteriz" (7) diye ama tutmad&#305; pek.malesef &#351;u aralar herkes "pop" dinliyor...

Referanslar;

1)Leo Hindery
2)Karl Marx-Friedrich Engels
3)Karl Marx-Friedrich Engels-Kom&#252;nist Parti Manifestosu
4)Enternasyonal-Pierre Degeyter
5)Josef Stalin
6)Grup Yorum-&#214;l&#252;ms&#252;z (&#304;leri)
7)Enternasyonal-Pierre Degeyter</description>
      <pubDate>Sun, 09 Dec 2007 17:48:54 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1013651-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>cerevs</author>
      <link>http://cerevs.sosyomat.com/blog/1013651</link>
    </item>
  </channel>
</rss>
