aradablogdayazmaklazım

blog'a geri dön

2 yorum var - 18 Ocak 2008 23:35

OKUMALARIMIZDA ZORLANABİLECEĞİMİZ KELİMELER

A

Ampirizm: deneycilik (bir kural yada kurama dayanmayan, sadece deneye ve gözleme dayanan)

A posteriori: bilgiyi duyular aracılığı ile bulma, bilginin ancak duyular ile keşfedilmesi

Anglo-sakson: Germen kavimlerinden Anglar, Sakslar ve Jutlar'a verilen isimdir. Bu milletler bu günkü İngiliz milletinin çekirdeğini meydana getirmişlerdir

Anakroni: kronolojik hata

Akılcılık: bilgiye ancak insan aklı aracılığı ile ulaşılabilmesi

Aferizm: çıkarcı özel iş

Avant-garde: seçkinlerin sanat teorisinde ve politika felsefesinde öncülük yapması

Antogonizma: Uzlaşmaz çelişki

Agnostik: bilinemez

Amorf: biçimsiz

Akreditasyon: denklik

Anarko-sendikalizm: İşçi sınıfı mücadelesinde sendikal örgütlenmeyi, Leninist örgütlenmenin önüne koyar. Anarşistçe örgütlenir.

Akronik: Kronolojik hataya sahip olan

Arkaik: İlkel

B

Blanquizm: iktidarın bir sınıfla değil, öncü azınlıkla ele geçirilmesi

Beis: engel, kötülük

Bonapartizm: Burjuva egemenliğinin “bazı parlamenter süslemelerle” bürokratik yapıya sahip ve askeri diktatörlükle tamamlanan yönetim biçimi. Bu yönetimde işçi sınıfının sömürülmesi, polisiye baskılarla artırılır.

C

Çartist hareket: People’s Charter (Halkın Bildirgesi) sözcüğünden geliyor. Dilekçeciler Hareketi adı da verilen, işçi sınıfının özgücüne dayanarak ortaya çıkardığı hareket. Sanayi Devrimi sonrası ortaya çıkan toplumsal adaletsizliklere karşı ülke çapında ilk işçi eylemi. İngiliz işçi sınıfının parlamentoda yapılmasını istediği reform hareketi. Hareket, işsizliğin büyük boyutlara ulaştığı 1837 ekonomik bunalım dönemine denk düşüyor.

D

Determinizm: evrende olup biten her şeyin bir nedensellik ilişkisi içinde geliştiğini, tarihteki olay ve olguların mutlak olarak nedenlerine bağlı olduğunu ve nedenleri tarafından koşullandığını savunan düşünce

Diakroni: Ardışık

Deklase: Hiçbir toplumsal sınıfa ait olmayan

Düalizm: Herhangi bir alanda birbirlerine indirgenemeyen iki karşıt ilkenin varlığını ileri sürme... Bircilik ve çokçuluk terimleri karşılığıdır. Dualizm, temelde tanrılık yer (öte dünya) ile insanlık yer (dünya) ayrımını ileri süren dinsel ikicilikten yansımıştır ve evrenin özdeksel birbirini yadsıyan gerici bir görüştür. Dualistlerin tümü idealisttir, çünkü özdensel yapının karşısında bir de ruhsal yapı olduğunu kabul ederler

E

Eklektik: seçmece, faklı bütünün parçalarından oluşan

Empirik: tecrübeyle, kişisel deneyimle ilgi olma hali

Epistomoloji: bilgiyi inceleyen bilim

F

Fenomen: bizi çevreleyen dünyada duyular ile algıladığımız her şey

Fütürizm: 20yy’ın başında yeni yaşamı ve yeni yaşamın teknolojisini özne alarak tanımlayan, hareket ve dinamizme önem veren, geleneksel kuralları yıkma amacı güden bir sanat akımı olarak doğmuştur. İtalyan Şair Marinetti’nin 1909'da Fransa’da yayınladığı bildirgeyle ortaya çıkan bu akım; şiir, edebiyat, resim, grafik, tipografya, heykel, ürün tasarımı, mimarlık, fotoğrafçılık, sinema ve tiyatro eserlerini içeren bir hareket olarak başladı.

Yaşamın sürekli değiştiğini, sanatın da yerleşik bütün kuralları bir yana bırakarak yeni biçim ve anlatım yolları yaratarak bu değişime ayak uydurması gerektiğini savundu. Ancak Fütürizm başta bir sanat akımı olarak yapılanmış olsa bile, günümüzde, her konuda gelecek üzerine düşünenlerin öngörülerini, gelecek senaryolarını, fütürist fikirler başlığı altında paylaştıkları bilimsel bir kavramdır.

H-G

Homojen: parçaları aynı yapıdan oluşan bütün

Heterojen: parçaları başka yapılardan oluşan bütün

Hümanizm: insanı, insani ilgi ve çıkarları temel alan, insanın doğallığını,özgürlüğünü ön plana çıkaran felsefe.

Goşist: asiri siddet yanlisi. (80 öncesinde İlerici Gençlik Derneği üyelerinin Dev-Yol’cular için kullandıkları kavram)
Glasnost: Mihail Gorbaçov tarafından 1985'ten itibaren yavaş yavaş ve 1987'den itibaren tüm hızıyla uygulanmış "sosyalizmi terk” politikası.

J

Jakobenler: 1789 Fransız Devrimi’nin önde gelen siyasi gruplarından birisi. Grup üyeleri toplantılarını Dominikenlerden kalma manastırda yaptıkları için halk arasında Jakobenler diye anılıyorlar. Grup, aşırı eşitlikçilikle birlikte şiddet yanlısı politikalarıyla tanınıyor. Amaçlarını, devrimin kazanımlarını aristokrasiden gelebilecek gerici hareketlere karşı korumak olarak özetlemek mümkün. Görüşlerinden kuşku duydukları kişileri izliyor, Hıristiyanlığı etkisizleştirme hareketine önderlik ediyor ve devrim şenlikleri düzenliyorlardı.

K

Konsolide: pekiştirilmiş

Konjonktür: belirli bir zamanda, belirli bir coğrafyada var olan şartlar

Kümülatif: artarak, arkadakileri içine alarak ilerleyen

Korporatizm: Bireycilikle birlikte kolektivizmi de reddeden ve mesleklerin, karar alma yetkisine sahip, hükümet katında temsil edilen, kararları kamu güçlerince yaptırıma bağlanan, sürekli ve kurumsal organlar halinde örgütlenmeleri öneren öğreti.

Katalizör : kimyevi bir reaksiyonun hızını arttıran veya yavaşlatan maddeler

M-N

Müjik: köylü (özellikle rus köylüsü için kullanılır. Fakat yoksul köylülükten öte tarımsal üretimde bulunabilecek toprağı olanlar için tercih edilir)

Mediokrasi: mediokrasi: yöneticilerin, kıdemlilik sisteminin getirdiği katı hiyerarşi yüzünden yahut kendilerini koruyan özel kanun maddelerinden dolayı, kendilerinden beklenen verimliliğin sağlanamaması durumunda bile yönetimden uzaklaştırılamadıkları yönetim tarzı.

Mevduat : geri alınabilir, bankaya yatırılan faizli para

Manivela: kaldıraç

Merkantalizm: Avrupa'da 15. ve 18. yüzyıllar arasında kendini göstermiş bir iktisadi akımdır. buna göre; bir milletin refahı temel olarak sahip olduğu maden kaynaklarına (özellikle de altın ve gümüş) göre belirlenir. bu yüzden altın ve gümüş gibi madenlerle devlet hazinesi doldurulmalıdır. bu anlayışa sahip devletler dışarıdan hammadde dışında hiç bir ara mamül ithal etmezler. hammaddeleri alır, işler ara veya tam mamül olarak satarlar. dolayısıyla dış ticaret nedeniyle oldukça fazla miktarlarda altın veya gümüş elde etmiş olurlar. sonra hazine altın veya gümüşle dolunca ordu bunlarla beslenir. ordu beslenince de ticaret yollarını kontrol altında tutar. böylece bir çevrim (döngü) meydana getirilmiş olur. yine bu kardeşler özellikle dünya maden yataklarının sabit olduğu (sınırlı) bu yüzden elde edilebilecek kadar çok maden kazanmanın en akıllıca iş olduğu üzerine tartışmalar yapmışlardır.

Metafizik :felsefe'nin bir dalıdır. İlk felsefeciler tarafından, "fizik bilimlerinin ötesinde kalan" anlamına gelen "metafizik" sözcüğü ile felsefeye kazandırılmıştır.

Nicelik: Sayısal çokluk

Nitelik: Yapısal çokluk

O

Otokrasi: iktidarın sadece tek bir bireyde toplandığı yönetim biçimi

Oligarşi: iktidarın çeşitli grup ve zümreler ile paylaşıldığı yönetim biçimi

Oryantalizm: doğu kültürüne, dillerine ve tarihine dayanan araştırma

Oligopolistik: tekelci zümre
Oportünist: İlkeli olmayan davranış; günlük ya da bir miktar çıkar için temel ilkelerden vazgeçme.

İ

İlhak: işgal

İltihak: katılma

R

Ruşeym: henüz doğum, meydana gelme aşamasında olan
Revizyonizm: Marksizm ve Leninizm’deki teorik ve politik temel ilkelerin gözden geçirilmesini savunur. Alman Sosyal Demokrat Bernstein, revizyonistlerin babası sayılır. Felsefe alanında materyalizmin yerine Yeni Kantçılığı, devrimci diyalektiğin yerine de evrimciliği savunur. Ekonomik alanda ise, emek ile sermaye arasındaki temel çelişkinin, tekellerin ortaya çıkmasıyla zayıfladığını ve sınıfsal karşıtlıkların yumuşadığını ileri sürer. Böylece de kapitalizmin, evrim yoluyla aşılacağını ve barışçıl bir gelişme süreciyle sosyalizme ulaşılacağını savurun. Bu görüşün temsilcilerine göre devlet, egemen sınıfın baskı aracı değil, tarafsız bir organdır ve işçi sınıfının başta gelen görevi, demokrasinin genişletilmesidir.
Revizyonizm, her alandaki burjuva görüşlerini öne çıkararak, işçi sınıfının kapitalist toplum düzenini aşma ve sosyalizmi kurma yolundaki devrimci mücadeleyi engellemenin yoludur. Bu yolda, sosyalist ülkelerle komünist partilerin etkisini bölme, yumuşatma gibi siyasi taktik ve uygulamaların içine de girmişlerdir. Sosyalist sistemin dağılmasının ardından sivil toplumculuğun değirmenine su taşımaya başlamışlardır.
Rasyonalizm: Genel anlamı düşünceci ve metafiziktir, bilginin duyumsal yanını yadsıyıp ussal yanını saltıklaştıran ve bilgiyi sadece usun ürünü sayan öğretiler bu adla andılır.

Reel sosyalizm: Sovyetler birliği sosyalizmi

S

Spontane: kendiliğinden

Seküler: din dışı

Skolastik: Skolastik felsefe, Latince kökenli schola (okul) kelimesinden türetilen scholasticus teriminden gelmektedir ve kelime anlamı olarak okul felsefesi demektir. Bu anlam önemlidir, zira skolastik felsefe, ortaçağ düşüncesinde doğru'nun zaten mevcut olduğu düşüncesine ve felsefenin okullarda okutularak öğretilmesine dayanan bir yaklaşım sergiler. Bu felsefenin temeli teolojidir, ona dayanır ve onu desteklemeye çalışır

Septisizm:şüphecilik veya kuşkuculuk olarak da adlandırılan felsefi görüş.

T

Tahrif: bozma, orijinin değiştirilmesi

Tikel: Bir türün bütün bireylerine değil de bir ya da birkaç bireyine ilişkin olan.

Troçkizm: Lev Troçki tarafından geliştirilen Marksist teori. Troçki, öncü partinin gerekliliğine inanan bir Leninistti. Stalin'den ayrılan yönü, sosyalizmin tek ülkede kurulabileceği düşüncesine katılmaması, sadece dünya çapında bir devrimin başarılı olabileceğini düşünmesiydi.

P

Paradoks: Kendi içinde çelişen
Paradigma: Yunanca paradeigma'dan gelen kavramın popülerliğini sağlayan Thomas Samuel Kuhn'dur. Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı kitabında düşünsel çerçeve, kuramsallığın belirli bir terimi olarak ve kendisi de yirmi çeşit paradigmada kullanarak anlatır. Ana anlamı, bir bilim çevresine belli bir süre için, bir model sağlayan evrensel olarak kabul edilen bilimsel başarılar, olarak tanımlanır.
Pozitivizm: İnsan için olumlu ve yapıcı olanın sadece olguları gözlemleyerek betimlemek olduğunu ileri süren öğreti...
Paralize: kitlenip kalmak

V

Varoluşçuluk : iradesi ve bilinci olan insanın, irade ve bilinci olmayan nesneler dünyasına fırlatıldığını savunan felsefe okulu. Varoluşçulara nesnenin kendisi ile dışarıdan 2. nesneler tarafından algılanışı farklıdır.

Vulgar: Kaba

Volantarizm: İradecilik (Klasiklerde aşırı iradecilik anlamında kullanılıyor)

U

Uvriyerizm: işçi sınıfı kuyrukçuluğu

DÜZELTME VE KATKILAR İÇİN: cerevs@gmail.com

Tesekkur :)

ateze  19 Ocak 2008 17:40  

ne demek:)

cerevs  20 Ocak 2008 11:22  
bu yazıya puanı basanlar: